YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2905
KARAR NO : 2017/14159
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün ihbar eden vekili ve kısıtlı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
…, kısıtlı annesi …’nın vasisi olan kardeşi …’nın kısıtlıya ait malları kötü yönettiği ve mahkemeye bildirmediği yönünde kuşkuları bulunduğunu, kısıtlının mal varlığının kayıt altına alınması gerektiğini ileri sürerek ihbarda bulunmuş, vasi … vekili, iddiaların gerçek olmadığını, kısıtlının bütün ihtiyaçlarının vasi tarafından karşılandığını ayrıca yaklaşık iki yıldır vasilik görevini yürüten müvekkilinin her hesap dönemi için aylık 450 TL ücret takdirini ve vasilik görevinin devamını istemiştir.
Mahkemece; vasinin görevini yerine getirdiği vasilik yaptığı süre içerisinde kısıtlının zararına herhangi bir eylemi söz konusu olmadığından ve Türk Medeni Kanunu’nun 466 ve devam eden maddelerinde yer alan vasinin sorumluluğu koşulları oluşmadığından, ayrıca ihbar edenin iddialarının süpheye dayalı soyut ispatlanmayan iddialar olarak değerlendirilip davanın ve vasi vekilinin geriye dönük vasilik ücreti talebinin reddine, vasinin bundan sonraki dönemlere ilişkin vasilik ücreti olarak 200,00 TL ücret takdirine dair verilen ek karar süresi içinde esasa ve vasilik ücretine ilişkin olarak ihbar eden vekili, katılma yolu ile vasilik ücretinin başlangıç tarihi yönünden vasi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, ihbar eden vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın vasilik ücreti dışında kalan kısmın ONANMASINA,
2-Her iki taraf vekilinin vasilik ücretine ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde;
Vasi atanan kişinin vasilik görevi nedeniyle ücret istemi vesayetin yönetim ve yürütülmesiyle ilgilidir. Vesayet makamının bu nitelikteki kararlarına karşı Türk Medeni Kanunu’nun 488. maddesi uyarınca ilgililer tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlar. Aynı Kanun’un 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; her iki taraf vekilinin temyiz dilekçesinin kesin bir karar verilmek üzere denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi için dosyanın mahkemesine İADESİNE,
SONUÇ: Temyiz olunan ek kararın vasilik ücreti dışında kalan kısmın yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle ihbar eden vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ONANMASINA, taraf vekillerinin vasilik ücretine ilişkin itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle denetim makamınca değerlendirilmek üzere mahkemesine İADESİNE, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.