YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3217
KARAR NO : 2017/14402
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili …’nin üyesi olduğu …’nin 04/11/2012 tarihindeki yüksek divan toplantısında yaptığı konuşmada …’ı “gizli başkan” olmakla itham ettiği gerekçesiyle disiplin kurulu tarafından kendisine “3 ay süre ile dernekten çıkarma cezası” verildiğini, müvekkilinin bu karara ilişkin itirazı yönetim kurulunun 14/03/2013 tarihli toplantısında reddedildiğini, hukuken kesinleşmemiş bir karar doğrultusunda müvekkili aleyhinde dernek üyeliği ile bu üyeliğin kendisine verdiği hak ve görevleri ortadan kaldıran yaptırımların kaldırılması için davalı derneğe gönderdiği … 7. Noterliği’nin 19.04.2013 tarih ve 07728 yevmiye numaralı ihtarnamesinden de bir sonuç alınamayınca açılacak davaya delil teşkil etmek üzere … 21. Noterliği tarafından yaptırımlara ilişkin tespit tutanağı düzenlettirdiğini uygulanan bu yaptırımlar neticesinde müvekkilinin kişilik haklarının ciddi ölçüde zarar gördüğünü iddia ederek, müvekkilinin uğradığı manevi zarar karşılığı 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının üyesi olduğu Büyük Kulüp Dernei’nin 04/11/2012 tarihli yüksek divan toplantısında yaptığı konuşmada kullandığı “Kulübün gayri resmi de olsa başkanlığını yapan arkadaşımızın da burada olmasını isterdim. Ve de o çok çalışan arkadaşımız toplantılara nedense teşrif etmiyorlar. Ve bunu da maalesef üzülerek belirtmek istiyorum ki, bunu benden başka hiç kimse ifade etmiyor. Ben isim hiçbir zaman zikretmem, zaten buradaki muhterem hazirun benim kimi kastettiğimi çok iyi anlamıştır. Laf yerini bulur da, bilir de, gider de.” şeklindeki ifadelerden dolayı, “Sözkonusu ifadelerin kürsü masuniyeti ile savunulamayacağı, genel kurul oyları ile seçilmiş bir yönetim kurulu üyesi hakkında gayrı resmi başkan sıfatı yakıştırmasının dernek tüzük ve teamüllerine yakışmayacağı” gerekçeleriyle, 04/02/2013 tarihinde dernek disiplin kurulu tarafından, dernek tüzüğünün 46/b maddesi uyarınca üç ay süreyle dernekten çıkarma cezasının verildiği, davacının verilen bu cezaya karşı dernek yönetim kuruluna itiraz ettiği, 14/02/2013 tarihli dernek yönetim kurulu toplantısında davacıya verilen cezanın onaylandığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, Borçlar Kanununun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı dernek disiplin kurulunun davacıya yönelik geçici çıkarma cezası kararı alması ve sözkonusu kararı uygulaması, davacının kişisel haklarına saldırı mahiyetinde değildir. Buna göre, manevi tazminatın unsurlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.