YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3829
KARAR NO : 2017/11400
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekilinin borçlunun takibe yaptığı itirazın kaldırılması, kiracının kiralanandan tahliyesi ile %20 icra inkar tazminatı istemli davasının yargılaması sonucunda mahkemece, takip dayanağı kira sözleşmesinde adı geçen ….’ın ölü bulunup, mirasçılarının takibe dahil olmadığı, kira sözleşmesindeki kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, takip ehliyetinin resen gözönünde tutulması gerekeceği, buna göre davacıların kendi başlarına diğer kiralayan mirasçıları dahil olmadan takip yapamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre temyiz eden davacılar vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davaya ve takibe dayanak yapılan 01.07.2008 başlangıç tarihli, beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesi kiralayanlar …, …, … ve …. varisleri vekili… ile davalı kiracı arasında akdedilmiştir. Ancak, davalı aleyhine yapılan icra takibi kiralayanlardan …, ….. ve … tarafından yapılmış olup dava da onlar tarafından açılmıştır. Yerel mahkemece, kira sözleşmesindeki kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, takip ehliyetinin resen gözönünde tutulması gerekeceği düşüncesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de icra takibi alacaklı paydaşlar …, … ve … tarafından yapıldığından, davalının kira borcu sorumluluğu davacıların hisseleri nispetindeki miktar kadar olacağından, takibe konu kira miktarının davacıların hisseleri oranında belirlenip, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile kira alacağı yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 1. bentte yazılı nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMKya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMKnun 428 ve İİKnın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.