YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3919
KARAR NO : 2017/12987
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne/kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava konusu mecurun 01.06.2014 tarihli kira sözleşmesi ile 1 yıl süreli olarak davalı şirkete kiralandığını, şirketi temsilen imza atan diğer davalı …’nun kira sözleşmesinden doğan borçlara garantör olduğunu, kiracı şirket ile garantör kefilin takipte belirtilen aylar kirasını ödemediği için haklarında icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe itiraz ettiklerini ancak takip konusu borcu ödediklerine dair herhangi bir belge sunmadıklarını belirterek itirazın kaldırılmasını, %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini ve takibe konu taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davalılardan …’nun takibe konu kira sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, bu sebeple husumet itirazlarının olduğunu, davacı firma ile aralarında kira kontratı dışında birbiri ile bağlantılı birçok anlaşma yapıldığını bu sebeple huzurdaki dava için görev sebebiyle davanın reddi gerektiğini, talep edilen alacağın taraflar arasındaki ilişkiler nedeniyle belirlenebilir olmamasından dolayı icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’nun kira sözleşmesinin 9. maddesinin …Başlığı altında yer alan bölümünde müşterek ve müteselsil kefil olmayı kabul ettiği ve sözleşmeyi imzaladığı gerekçesi ile bu davalı yönünden husumet itirazının yerinde olmadığı, ayrıca davalılar vekilinin kira borcunun ibraz edilen dekont dışında başka hukuki sebepler ile borcu bulunmadığını iddia etmiş ise de yargılamayı gerektiren ödeme iddialarının icra mahkemesince dikkate alınamayacağı belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, takip dosyasındaki taşınmazdan tahliyeye, davalıların itirazlarında haksız çıktıkları asıl alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1- Davacı vekili 01.06.2014 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira aktine dayanarak davalılar hakkında aylık 2000 TL bedelle 2014 yılı haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık ve 2016 yılı ocak ayı kira bedelleri toplamını talep ederek haciz ve tahliye talepli takip başlatmıştır. Takibe dayanak yapılan 01.06.2014 tarihli kira sözleşmesinin …Başlıklı 9. bölümü “ … üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olmak üzere kiracının iş bu sözleşme hükümleri gereğince kiraya verene karşı olan tüm yükümlülüklerini müşterek ve müteselsilen yerine getirecekleri,…” hükmünü içermektedir. Ne var ki davalı …’nun kira sözleşmesini şirketi temsilen imzaladığı, kefil olarak imzasının bulunmadığı bu durumda davalı …’nun husumet itirazının kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Davacı alacaklı tarafından takipte, 2014 yılı haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık ve 2015 yılı ocak ayı kira bedelleri toplamı olan 16.000,00 TL asıl alacak talep edilmiştir. Dosya arasında, 13.10.2014 işlem tarihli, … kira ödemesi 6/7/8/9/10/11 ay açıklamalı, 14.100,00 TL bedelli banka dekontu bulunmaktadır. Ödeme belgesi her ne kadar 6., 7. 8.,9.,10. ve 11. aylar kira ödemesi açıklaması ile yapılmış ise de 7 aylık kira tutarı olan 14.000,00 TL’nin ödendiği hususu sabit olduğuna göre takipte talep edilen asıl alacak miktarı olan 16.000,00 TL’den ödenen bu miktarın mahsup edilmek suretiyle 2.000,00 TL ve bunun işlemiş faizi yönünden takibin devamına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmesi yerinde değildir.
3- Mahkemece davalıların itirazlarında haksız çıktıkları asıl alacak olan 4.177,50 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. İ.İ…..nun68/son maddesi gereğince “İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.” Bu durumda alacağın bir kısmı reddedildiğine göre davalının isteği de gözetilerek ret edilen kısım yönünden davalı borçlu lehine icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması doğru değildir.
4- Yerel Mahkemece hesaplanan yargılama giderlerinin ½’sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, icra takibine konu edilen kira alacağına ilişkin itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğine göre yargılama giderlerinin kabul ve red oranlarına göre taraflara paylaştırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428 ve İİK.nun 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.