Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4170 E. 2017/16293 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4170
KARAR NO : 2017/16293
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacılar icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar, 01/01/2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 20/03/2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 276.004,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; kiracı şirket hakkında iflas erteleme kararı verildiğini ve açılan tüm icra takiplerinin durdurulduğunu, bu nedenle kefil hakkında da takip başlatılamayacağını, müvekkilinin kefaletinin adi kefalet olduğunu belirterek borca itiraz etmiştir.
İİK.nın 68. maddesinde “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairlerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde ilamsız takip yapılamaz.” İİK.nın 269/2 maddesinde ” borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır”, İİK.nın 269/b maddesinde de “Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalılar itirazlarında; takibe dayanak yazılı kira sözleşmesinin varlığına ve sözleşmedeki imzalarına itiraz etmediklerine göre kira sözleşmesi İİK.nın 68.maddesindeki belgelerden olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirmez. Mahkemece, takip dayanağı yapılan ve imzası borçlu tarafından inkar edilmeyen 01/01/2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre kefilin sorumlu olup olmayacağı üzerinde durularak işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.