Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4204 E. 2017/16286 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4204
KARAR NO : 2017/16286
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01/01/2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 07/04/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 77.100,00 TL kira ve 7.816,61 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlular süresinde verdikleri itiraz dilekçesi ile; müvekkilinin 01/09/2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, … 3.İcra Müdürlüğü”nün 2013/3450 sayılı icra dosyasında 2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanıldığını, … 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/442 Esas ve 2014/160 Karar sayılı dosyasında aylık kiranın 400,00 TL olduğunu, takip dayanağı kira sözleşmesinin hile ile alındığını, 08/05/2013 tarihine kadar olan kira bedellerinin ödendiğini belirterek borca itiraz etmiştir.
İİK.nun 269/2 maddesinde ‘borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır ” , İİK.nun 269/b maddesinde de “Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır. 6098 Saylı Türk Borçlar Kanunu’nun 39.maddesinde de “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalı itirazında; takibe dayanak yazılı kira sözleşmesinin varlığına ve sözleşmedeki imzasına itiraz etmediğine ve kira sözleşmesinin yanılma, aldatma ya da korkutulma sebebiyle imzalandığını bir yıl içinde iddia etmediğine ve kira sözleşmesinin iptal edildiğine dair bir mahkeme kararı ibraz edilmediğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirmez.
Öte yandan; davalı borçlu itirazında alacaklının … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2013/3450 sayılı icra dosyasında 01/09/2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayandığını belirttiğine göre anılan icra dosyası ile yine itirazda geçen … 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/442 Esas ve 2014/160 Karar sayılı dava dosyası getirtilerek Mahkemece, işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nın 366. ve 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.