Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4577 E. 2018/1317 K. 24.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4577
KARAR NO : 2018/1317
KARAR TARİHİ : 24.01.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, davalı kiracı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … San. Ve Tic. A.Ş. ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davalı kefiller yönünden davanın reddine, davalı kiracı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı kiracı şirket ve kefil … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı … yönünden dava reddedilmiş olup, davalı …’in kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu sebeplerle davalılar vekilinin … yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalılar vekilinin davalı kiracı şirket yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine ,
3- Davalılar vekilinin davalı kiracı şirket yönünden tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı, 31/01/2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 24/03/2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 101.677,06 TL kira ve KDV alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlular süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmişlerdir.
Ürün kirası, TBK’nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 362. maddesinde ” Kiracı, sözleşmede aksine bir hüküm veya yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve yan giderleri her kira yılının ve en geç kira süresinin sonunda ödemekle yükümlüdür. Kiracı, kiralananın tesliminden sonra vadesi gelmiş kira bedelini veya yan giderleri ödemezse kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az altmış günlük bir önel verip, bu önel içinde ödememesi durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir ” düzenlemesi bulunmaktadır.

Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmede; kiralanan yerin münhasıran kendi adına işletilmek üzere kiraya verildiği, belediye çalıştırma ruhsatı, vergi dairesi iş yeri açma bildirimi, … abonelikleri, ÇED belgesi kendi üzerine alacağı yazılı olduğundan kiralananın ürün kirası niteliğinde olmadığı belirtilmiş ise de;
Kira sözleşmenin 1/c maddesinde kiralanacak olan tesis içerisindekiler ile birlikte taraflarca bir ürün olarak kabul edildiği, iş bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu “Dördüncü Bölüm Kira Sözleşmesi” altında “Genel Hükümler” ve “Ürün Kirası” ayrımlarındaki maddeler kapsamında “Hasılat / Ürün Kirası Sözleşmesi” olarak hazırlanıp imzalandığı, tarafların iradeleri ile kabul ve tasvip edildiği, ayrıca TBK’nun ürün kirasını düzenleyen hükümlerinin iş bu sözleşmeye uygulanacağı, kiralamada asıl olarak kabul edilecek olanın, makina ve teçhizat v.s. eşyayı kapsayan tesisin asıl olacağı, binanın tesisin kiralanması nedeniyle kiralandığı ve tesisin ayrılmaz bir parçası olduğu, tarafların bu hususları peşinen kabul ve taahhüt ettiği, itilaf hallerinde TBK’nın örtülü konut ve işyeri kiralarını düzenleyen hükümlerine ilişkin itiraz ve defileri ileri sürülemeyeceğinin kabul ve taahhüt edildiği kararlaştırılmış olması ve ürün kirası hükümlerinin de kiracı lehine olması nedeniyle taraflar arasındaki kira ilişkisinde TBK’nın 357 ve devamı maddelerinde düzenlen ürün/hasılat kirası hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere kira sözleşmesi hükümlerine göre kiracıya 30 gün yerine 60 günlük ödeme süresi verilmesi gerekir. Ne var ki davacı tarafından yapılan icra takibinde davalı kiracıya 30 gün ödeme süresi verilmiş olup 30 günlük ihtar süresi tahliye yönünden hukuki sonuç doğurmayacağından tahliye istenemez. Belirtilen nedenlerle tahliye talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı borçlular vekilinin … yönünden temyiz isteminin REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı borçlular vekilinin kiracı yönünden tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 24/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.