YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6487
KARAR NO : 2017/16417
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi, Babalık
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, dava dilekçesinde; davalı …’in gerçekte davalı … ve davalı …’in oğlu olmasına rağmen, nüfus kayıtlarında babaannesi davacı … ve ölü eşi …r’in oğlu olarak göründüğünü, nüfus kaydının gerçeği yansıtmadığını belirterek davalı …’in, babasının … ve annesinin … olduğunun nüfus kayıtlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi talebine ilişkin olduğu kabul edilerek, taraf ve tanık beyanları ile alınan … raporlarına göre …’in annesinin …, babasının ise … olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalı …’in 28.04.1983 doğum tarihli olarak 23.01.1986 tarihli beyanla … ve … çocuğu olarak tescil edildiği, babası olduğu iddia edilen …’in mevcut nüfus kayıtlarına göre …. kardeşi olarak göründüğü, anne olduğu iddia edilen … ile … arasında evlilik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davada maddi olguları ileri sürmek taraflara, nitelendirmesi hakime aittir. Davacılar bu dava ile davalı …’in annesinin …, babasının … olduğu halde, nüfus kaydında babası …r ve annesi ise … gibi tescil edildiğini bildirerek, adı geçenin nüfus kaydındaki anne ve baba adının iptali ile gerçek anne ve babası olan … ve … olarak düzeltilmesini istediğinden, davacının birbiriyle bağlantılı iki ayrı davası vardır. İlki mevcut nüfus kaydındaki anne ve baba kaydının iptali, ikincisi ise gerçek anne ve baba üzerine kayıt istemidir.
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.01.2008 tarih 2008/2-36-47 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi nedeniyle, mevcut kaydın düzeltilmesi davasıdır. Böyle bir dava sonucunda, kaydının düzeltilmesi istenen kişinin, o tarihe kadar kayıtlı olduğu haneden çıkıp, başka bir haneye tescil edilecek olması da, davayı soybağı davası haline dönüştürmez. Bu nedenle davacıların birinci talebi, gerçeğe aykırı beyanla baştan beri yanlış olan sicilin düzeltilmesi niteliğinde olup, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi kapsamına giren nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Davacının gerçek anne ve baba hanesine kayıt istemi de, anne yönünden yine nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında resmi sicilin belgelediği olgunun doğru olması, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur.
Davacıların, çocuğun gerçek ana babası üzerine kayıt istemi ise anne ve baba arasında evlilik ilişkisi olmadığından, baba yönünden soybağının düzeltilmesi davasıdır. Bilindiği üzere, çocukla ana arasındaki soybağı doğumla; baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulur. Esasen soybağına ilişkin uyuşmazlıklarda, kişisel durum ile ilgili nüfus kaydında yer alan bilgi “doğru” olarak doğmuş ve kütüğe tescil edilmiştir. Bu doğru kayıt, daha sonra açılan bir dava, soybağının reddi veya sonradan evlenme yoluyla soybağına itiraz veya tanımaya itiraz veya tanımanın iptali yahut da Af Kanunları ile yapılan nesep düzeltmeye itiraz ile teknik olarak bir yanlışlığa dönüştürülmektedir.
Hal böyle olunca Seçkin’in mevcut kayıttaki anne ve baba adının iptali ile gerçek anne ve babasının hanesine kaydedilmesi davasında gerçek babası … ile arasında soybağı kurulacaktır. Bu haliyle davanın soybağı davası olarak nitelendirmesi gerekir.
Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup aile mahkemelerinin görevi kapsamındadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ise asliye hukuk mahkemesinde bakılır.
Bu açıklamalar dorultusunda;
1-Davacıların, davalı …’in mevcut kaydının iptali ile gerçek annesinin tespiti istemine yönelik davada yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı … ile baba olduğu iddia edilen … arasında soybağı kurulması talebine yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde ise;
Dava, Türk Medeni Kanununun 301 ve devamı maddelerinde düzenlenen babalığın tespiti istemine ilişkin olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği dikkate alındığında, babanın … olduğuna ilişkin davanın tefrik edilerek davaya aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmelidir. Mahkemece bu hususa uyulmayarak ve aile mahkemesi sıfatı ile bakıldığına dair bir karar da verilmeyerek babalık davasının da kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle babalık temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.