Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6496 E. 2017/11658 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6496
KARAR NO : 2017/11658
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 18. Hukuk Dairesi’nin 22.09.2016 gün ve 2016/6233 Esas, 2016/10549 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde davalı …’in davacının annesi…..aydına öz evlat gibi kayıt edildiğini belirterek kaydın iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davanın TMK nun 286 ve devamı maddeleri uyarınca soybağının reddi niteliğinde olup, baba Hüseyin’in 1999 yılında vefat ettiği, ölüm tarihine kadar dava açmayıp TMK nun 289. md belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla davanın davalı … yönünden hak düşürücü süre yönünden, Nüfus Müdürlüğü ve davaya dahil edilen Bekir Çamoğlu mirasçıları yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar; Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 22.09.2016 tarih 2016-6233 Esas 2016-10549 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacı vekili onama ilamının düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesi ve davacı vekilinin ısrarlı beyanlarından davanın soybağının reddi olmayıp hatalı tutulan nüfus kaydının düzeltilmesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davanın, açıklanan bu niteliğe göre aile mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği açık ve tartışmasızdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup mahkemece re’sen gözetilir. Yargı çevresinde müstakil bir aile mahkemesi bulunmadığına göre davaya 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36 ve devamı maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemesince bakılması devam edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan davaya aile mahkemesi sıfatı ile bakılıp karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Yargıtay 18. Hukuk Dairesine ait 22.09.2016 gün, 2016/6233 Esas, 2016/10549 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK nun 442/1 maddesi gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.