Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6548 E. 2017/16471 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6548
KARAR NO : 2017/16471
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Soybağının Reddi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı dava dilekçesinde, davalı eski eşi …. olan çocukları …. neseplerinin reddine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile nüfus kayıtlarının incelenmesinden; davacı … ile davalı … ile 01.02.2000 tarihinde evlendiği, tarafların 12.05.2014’te boşandığı, müşterek çocuklardan …. 16.06.2000, Emel’in 21.01.2004, Rüya’nın 04.06.2008, ….ın ise 21.03.2011 tarihinde evlilik birliği içerisinde doğduğu anlaşılmaktadır.
Dava soybağının reddi istemine ilişkindir.
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. (TMK’nun 282/1. Md.)
Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava anne ve çocuğa karşı açılır. (TMK’nun 286/1. md.) Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır.
Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiri ile evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içi doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. (TMK’nun 292. md.)
Bu maddi ve hukuki olgulara göre dava, TMK’nun 286/2. maddesine göre açılan soybağının reddi davasıdır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair Kanunun 4. maddesinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2. kitabından, üçüncü kısım hariç olmak üzere, (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda Aile Mahkemesinin görevli olduğu hükmü öngörülmüştür. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenen asliye hukuk mahkemesinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.

Bu nedenle davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması gerekirken asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devamla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.