Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6842 E. 2017/15157 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6842
KARAR NO : 2017/15157
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacı Vekili; dava konusu 613 parselde hissedar olarak görünen İsmail oğlu …..adlı şahısların 17.06.2013 tarihinde tanınmadıklarının tespit edildiğinden, kim oldukları bilinmeyen, mirasçıları ve adresleri belirlenemeyen bu kişilerin gaip olmaları muhtemel olduğundan ve malları da Hazineye intikal edeceğinden adı geçenlere mahallin en büyük mal memuru olan …Defterdarının kayyım olarak atanmasını istemiş; mahkemece; …Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/88 Esas ve 1943/221 Karar sayılı mirasçılık belgesi, taşınmaza ait tapu kayıtları, tapulama tutanakları ve nüfus kayıtlarının incelenmesinde İsmail oğlu Mehmet, Mehmet ve Rafia’nın kayıtlardaki kişilerle aynı olduğu tespit edildiğinden davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ; kim olduğu bilinmeyen kişilere kayyım atanmasına ilişkindir.
Bilindiği üzere Türk Medeni Kanununun 427. maddesine göre, bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemez ise vesayet makamı yönetimi kimsede olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve yönetim kayyımı atar; 3561 sayılı Kanuna göre de bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması ve oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanması gerektiği hallerde vesayet makamı bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını mahallindeki en büyük mal memurluğundan araştırır Hazinenin hak ve menfaati olduğunun anlaşılması halinde mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı olarak atar.
Somut olayda ; her ne kadar …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1943/88 esas ve 1943/221 karar sayılı ilamına dayanılarak ve buna bağlı olarak getirtilen nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve kadastro tutanakları sonucu İsmail oğlu ….’in, …. olma Mehmet ve nüfus kayıtlarından … olduğu, yine tapuda sadece Rafia olarak kayıtlı bulunan kişinin …. olduğu ve nüfus kayıtlarına göre de ….olduğu, tapu kayıtlarında sadece….. olarak kayıtlı bulunan kişinin ….’ın 2. karısı Hafize’nin 2. kocası Mehmet ve nüfusta …. olduğuna dayanılmışsa da …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1943/88 esas ve 1943/221 karar sayılı mirasçılık belgesinde bu kişilerin, tapu kaydında anne adı, baba adı ve soyadı olmayan davaya konu kişilerle aynı kişiler olduğu hususunda tereddüt mevcut olup kayyım atanması gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.