Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6894 E. 2018/1283 K. 24.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6894
KARAR NO : 2018/1283
KARAR TARİHİ : 24.01.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin … isimli kişiyle imam nikahlı birlikteliğinden 2006 doğumlu Halil İbrahim ve 2003 doğumlu … isimli çocuklarının doğduğunu, evlilik dışı doğan müşterek çocukların velayetlerinin TMK’nun 337.maddesi gereği doğrudan anneye geçtiğini, vekil edeninin çocukları adına aldığı taşınmazları annenin velayet görevini kötüye kullanarak 3.kişiye muvazaalı olarak sattığını açıklayarak müşterek çocukların malvarlığının yönetim ve idaresi için vekil edeninin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, çocuk mallarının korunması ve yönetimi kapsamında kalan iş ve işlemlerin velayet hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, bu hususta küçüklerin velayetinin askıda olmayıp annede olması dikkate alınarak kayyım tayinini gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; çocuk mallarının korunması ve davacının bu amaçla kayyım tayin edilmesi istemine ilişkin olup, TMK’nın 360.maddesi “ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır…” hükmünü, aynı kanunun 361.maddesi “çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hakim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir…” hükmünü içermekte olup; belirtilen maddeler, Türk Medeni Kanunu’nun “Aile Hukuku” başlığını taşıyan ikinci kitabı içinde yer almaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu’nun 4/1’nci maddesi gereğince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabında yer alan aile hukukundan doğan dava işlerde Aile Mahkemeleri görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir ve mahkemenin görevli olması dava şartıdır. (HMK. m. 114/1-c) Dava şartlarının mevcut olup olmadığı mahkemece re’sen gözetilir. (HMK. m. 115/1) O halde, işin Aile Mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.