YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7099
KARAR NO : 2017/14327
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar …, … ve … vekili, dava açtığı dilekçesinde müvekkillerinin babası …’in ileri yaşta olup, akıl hastalığı ve akıl zayıflığı nedeniyle işlerini görmekten aciz olduğunu, yaptığı işlerin hukuki mahiyetini anlamaktan ve kavramaktan yoksun bulunduğunu, malvarlığını da kötü yönettiğini, bazı gayrimenkullerini oğluna karşılıksız olarak verdiği gibi ucuz yolla da satışlar yaptığını, sürekli olarak hafıza kaybı yaşadığını ileri sürerek kısıtlanmasına ve kendisine vasi veya kayyım atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, Ceyhan İlçe Devlet Hastanesince “akli melekeleri yerindedir, vasi tayini gerekmez” şeklinde rapor düzenlendiği, kısıtlı adayının duruşmada alınan beyanında da akıl sağlığının yerinde olduğunu beyan etmesi karşısında kısıtlanması talep edilenin akıl sağlığının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405,406 ve 408. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık ve yaşlılık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
1- TMKnun 405. ve 408. maddeleri yönünden yapılan inceleme; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar vekili dilekçesinde kısıtlı adayının, sadece Türk Medeni Kanununun 405. ve 408. maddelerinde düzenlenen akıl hastalığı ve yaşlılık nedeniyle değil aynı zamanda 406. maddede düzenlenen malvarlığını kötü yönetmesi iddiasında da bulunarak vesayet altına alınmasını talep ettiğinden ve vesayete ilişkin hükümler kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan; başta davacılar olmak üzere tarafların göstereceği deliller toplanıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporu dikkate alınıp yetersiz ve eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.