Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7155 E. 2017/14643 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7155
KARAR NO : 2017/14643
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı Hazine vekili, 659 ada 207 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden kimliği ve adresi tespit edilemeyen Hasan: Veli oğlu’na 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426/2, 588, 501. ve 3561 Sayılı Kanunun ilgili maddeleri gereğince Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması sebebiyle İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasını istemiş; mahkemece, 659 ada 207 parsel sayılı taşınmazın ilk tesis kadastrosu beyannamesinde, babası Hasan’ın vefat ettiği veraset ilamı ibraz edilinceye kadar babası adına tespitinin Hasan oğlu… tarafından beyan edildiği, beyan sahibi…’in nüfus kayıtlarının getirtildiği, babasının … olup 1939 yılında vefat ettiği, Hasan’ın baba adının Veli olduğu, kayyım tayini talep edilen ile aynı kişi oluğu, ölüm tarihinin, beyanların ve akrabalık ilişkisinin bunu doğruladığı, adı geçen ölü ise de, mirasçılarının sağ oldukları, kayyım tayini istenenin nüfus kaydına ulaşılan ile aynı kişi olmadığının davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği, tapu malikinin yasal ve sağ mirasçılarının bulunduğu ve 3561 sayılı Kanunun aradığı kanuni şartların bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair verilen karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/4. maddesinde, kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de; maddede yer alan harçlardan müstesna olunan haller kapsamına yargı harçlarının dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığına (Y.H.G.K.’nun 08.06.2011 gün ve 2011/3-243-392 sayılı kararı), 3561 sayılı Kanun uyarınca Hazine’nin yönetim kayyımı atanması için açılan davada yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre davacı vekilinin harca yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazın malikinin Veli oğlu Hasan olduğu, tapulama tutanağında beyanlar hanesinde ismi geçen Hasan oğlu… ile nüfus kayıtları getirtilen…’in aynı kişi oldukları sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Tapulama tutanağındaki Hasan oğlu…’in beyan tarihi 25.04.1969 iken, getirtilen nüfus kayıtlarında adı geçen Hasan oğlu…’in vefat tarihi (tapulama tutanağındaki beyandan önceki bir tarih olan) 12.06.1968 olduğu sabittir. Bu sebeple bahsi geçen kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur. Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile belirtilen çelişkiler tatmin edici deliller ile giderilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacının harca ilişkin temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.