Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7730 E. 2018/423 K. 16.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7730
KARAR NO : 2018/423
KARAR TARİHİ : 16.01.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava dilekçesinde, davacı …, …’ın TMK’nun 405. ve 406. maddesi gereği kısıtlanarak vasi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, …’ın TMK 406. maddesi gereğinde kısıtlanmasına, …’in vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. ve 406. maddesi kapsamında vesayet altına alınması istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.” Aynı Yasanın 406. maddesinde ise “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda mahkemece, resmi sağlık kurulundan rapor alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş ve tanık beyanları, dosya kapsamındaki harcama belgelerine göre TMK m. 406 gereği yasal danışman atanmasına karar verilmiş ise de; Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi yönünden yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Hal böyle olunca yukarıda gösterilen yasal düzenleme karşısında; savurganlığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi iddiasına ilişkin olarak da tarafların iddia ettikleri banka kayıtları, maaş hesabı, kredi evraklarının getirtilerek tüm delillerin birlikte değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.