YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7816
KARAR NO : 2018/1268
KARAR TARİHİ : 24.01.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar …, …, …, …, … ve … vekili, … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/220 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazdaki tapu kayıt malikleri … …, … (…) … (…) ve … (…) … (…) için kayyım atandığını, tapu kayıt maliklerinin vefat ettiklerini ve vekil edenlerini mirasçı olarak bıraktıklarını açıklayarak kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kayyım vekili, tapu kayıtlarına göre malik olanlar ile davacıların irs ilişkisinin kurulması gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarih, 2008/220 Esas-820 Karar sayılı ilamı ile kayyımla idaresine karar verilen 181 ada 54 parselde kayıtlı 1/3 hisse sahibi Yani kızı …, 1/3 hisse sahibi Yani kızı …ve 1/3 hisse sahibi Yani kızı . …’in dosyaya sunulan mirasçılık belgelerine göre mirasçıları olduğu gerekçesiyle kayyımlığın kaldırılmasına, davacı … yönünden vekaletname sunulmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarih, 2008/220 Esas-2008/820 Karar sayılı kararı ile; 181 ada 54 parsel sayılı taşınmazın malikleri 1/3 hisse sahibi Yani kızı … …, 1/3 hisse sahibi Yani kızı … ve 1/3 hisse sahibi Yani kızı… isimli kişilerin hisselerini temsil etmek üzere 3561 sayılı yasa gereğince … Defterdarının kayyım olarak atanmasına karar verildiği, dosya içinde yer alan tapu kaydından; 181 ada 54 parsel sayılı taşınmazda malik hanesinde Yani kızı … …, Yani kızı …, Yani kızı… isimlerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya İoannis kızı… (…) … (…), … kızı … (…) … (…), … (…) kızı … … (…)’ya ait mirasçılık belgeleri sunulmuştur. Görüldüğü üzere tapu kayıt maliklerinin baba adları tapu kaydında Yani olarak yazılı olduğu halde sunulan mirasçılık belgelerindeki murislerin baba adları İoannis olarak yazılıdır. Mahkemece bahsi geçen tüm bu delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Şöyle ki; kayyım atanması veya kayyımlığın kaldırılması istemine ilişkin davalar kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın gerekli araştırmayı yaparak karar vermek durumundadır.
Mahkemece, konuya ilişkin Kanun hükümleri ve amacı gözetilerek, sadece dosyada bulunan mirasçılık belgeleri ile yetinilmeden; detaylı bir şekilde kolluk araştırması yapılarak, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ile birlikte tapu kaydı ve dayanak belgelerinin ilgili tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığından ve vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtlarının istenerek; tapu maliki ile kayyım atanan kişi ve mirasçıları arasındaki irtibatın araştırılması, tapu kayıt malikleri ile miras bırakanları olan Yani’nin baba ve kardeşlerini gösterir şekilde nüfus kayıtlarının getirtilmesi, tapu kayıtları ve mirasçılık belgeleri ile karşılaştırılması, farklılığın bulunması durumunda tapuda isim tashihi veya eldeki davanın davacılarının murislerinin tapu malikleri ile aynı kişiler olduklarının tespiti için dava açmak üzere süre ve imkan verilmesi ve dava açıldığı takdirde sonucu beklenerek buna göre bir değerlendirme yapılması, kayyım atanan kişinin tapu malikinin mirasçısı ile aynı kişi olup olmadığı hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.