Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7965 E. 2018/1390 K. 25.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7965
KARAR NO : 2018/1390
KARAR TARİHİ : 25.01.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava dilekçesinde, davacı …’nin oğlu …’ın vesayet altına alınması istenmiş, mahkemece alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi gereği; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı; 474. maddesinde ise, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; …’ın … Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.08.2012 gün ve 2012/282-400 sayılı ilamı ile TMK’nın 405.maddesi kapsamında kısıtlanarak velayeti altında bırakılan babası …’ın 14.09.2015 tarihinde vefatı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Vasi veya velinin vefatı ile kısıtlılık hali kendiliğinden sona ermeyeceği TMK’nın 474.maddesi gereği olup halen …’ın kısıtlılık hali devam etmektedir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Dava, TMK’nın 405.maddesi gereği kısıtlanıp babasının velayeti altına bırakılan kısıtlının velisinin ölmesi sebebi ile kendisine vasi atanması istemine ilişkindir. Ne var ki kısıtlamaya dayanak sağlık kurulu raporu ile yargılama aşamasında alınan sağlık kurulu raporları arasında çelişki oluştuğundan ilk önce bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.
…’ın kısıtlanmasına dayanak … Devlet Hastanesinin 21/06/2012 gün ve 3679 nolu sağlık kurulu raporu ile hastalığı nedeniyle kısıtlanması (vesayet altına alınmasının) gerektiğinin bildirildiği; eldeki davada ise yine aynı hastanenin 13/05/2016 gün ve 1239 sayılı sağlık kurulu raporunda mevcut haliyle geçirilen psikotik bozukluğun (remisyonda) iyilik halinde olduğu kanaat ile vasi tayininin uygun olmadığı bildirilmiştir.
…’a ait raporlar arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için; mahkemece, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.08.2012 gün ve 2012/282-400 sayılı dosyasında alınan sağlık kurulu raporu da eklenerek 2659 sayılı Adli Tıp Kanunu’nun 19/2/2003 tarih ve 4810 sayılı Kanunun 15 maddesi ile değişik 16.maddesi gereği ilgilinin Adli Tıp Kurumu Adlî Tıp Dördüncü İhtisas Kuruluna sevk edilerek muayenesi yaptırılıp Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre kısıtlılık halinin devamı ile kendisine vasi atanması veya kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HUMK’nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 25.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.