YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8473
KARAR NO : 2017/2145
KARAR TARİHİ : 20.02.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğinin Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 11083 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde vekil edenine ait gecekondu bulunduğunu ve taşınmazın dava dışı 3. kişilerle Hazine adına kayıtlı olduğunu açıklayarak taşınmazda davalı Hazine’ye ait 211m2 üzerinde vekil edeninin zilyetliğinin tespit edilerek, zilyetlik kaydının tapunun beyanlar ve şerhler hanesine tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuş, taşınmazda diğer pay sahipleri … ve …, feri müdahillik talebinde bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacının davasının zilyetliğin korunmasına yönelik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 11083 ada 12 numaralı parsel, paylı mülkiyet şeklinde davalı … (211/556 payı) tahsis nedeniyle , feri müdahillik talebinde bulunan … (165/556 payı), … (45/139 payı) adlarına satış nedeniyle tapu sicilinde kayıtlı bulunmaktadır.
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; dava konusu taşınmazda Hazine hissesi üzerinde davacının zilyetliğinin tespiti ile zilyetlik kaydının tapunun şerhler hanesine tescili isteğine ilişkindir. Uygulanacak kanun maddesini belirlemek 6100 sayılı HMK’nun 33’üncü maddesine göre, hakimin resen görevi kapsamındadır. Davanın nitelendirilmesine göre, uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK’nun 2. maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Davanın görevsiz bulunan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenip, karar verilmesi doğru olmamıştır. Görev dava şartı olup, mahkeme hakimi tarafından yargılamanın her aşamasında resen gözönünde bulundurulması gerekir.
O halde, davanın görevsizlik nedeni ile HMK’nun 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.