Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/8995 E. 2019/3696 K. 04.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8995
KARAR NO : 2019/3696
KARAR TARİHİ : 04.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … vd
DAVA TÜRÜ : Babalığın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı dava dilekçesinde, davalı …’ın babası olduğunu, kendisinin Suriye’de annesi Zekiye’den 1969 yılında doğduğunu, daha sonra olaylar nedeniyle üç yıl önce Türkiye’ye geldiğini, babasının yanına yerleştiğini, ancak babasının üzerinde kaydı olmadığını, bu nedenle babası … ile arasında soybağının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacı …’ın Türkiye sınırları içerisinde bulunmasına karşın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığı, mahkemenin ancak mevcut nüfus kayıtları üzerinde düzeltim veya iptal kararı verebileceği, davacının isteği nazara alındığında idari yoldan başvuruda bulunulması gerektiği, bu haliyle ise davaya konu isteğin Mahkeme sınırlarının dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının babasının davalı … olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Dava, babalık istemine ilişkin olup 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK mad. 118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı dikkate alındığında davaya aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi yerine, yukarda açıklanan ve yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyize edene iadesine, 04.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.