Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/10065 E. 2021/2222 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10065
KARAR NO : 2021/2222
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 1142 parsel sayılı taşınmazın güney kısmına davalıların ev ve eklentilerini yapmak, bir bölümünü de kullanmak sureti ile elattıklarını, sözlü ikazlar ve uyarılardan sonuç elde edemediğini öne sürerek elatmanın önlenmesine ve binaların arazisine taşan kısmının kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … ve …, maliki oldukları 104 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 1142 parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın eski patika yol olduğunu, davacının babasının yol güzergahını satması üzerine yeni yolun açıldığını, yolun bedelinin de dava dışı Ferhat Küçükoğlu tarafından ödendiğini açıklayarak yolun bedelini satarak haklarını alan davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Davalı … duruşmada alınan beyanında, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların, kendi mülkiyet haklarını kullanırken, haklı bir nedene ve hukuken korunan veya korunması gereken bir hakka dayanmaksızın, davacıya ait taşınmaza el attıklarının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
1.Davalılardan …’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, Mahkemece hükme esas alınan 16.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (F) harfi ile gösterilen 329,88 m2 lik kısmının davalı tarafından haklı bir nedene, hukuken korunan veya korunması gereken bir hakka dayanmaksızın kullanıldığının sabit olduğuna ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalılardan … ve …’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Öncelikle belirtmek gerekir ki; davada yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı, TMK’nin 684 ve 718. maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca; yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar, davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazlardaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır.
Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda yıkımı istenen yapının bulunduğu 104 parsel sayılı taşınmazda malik olan diğer paydaşlar yönünden de taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek karar verilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun temyiz itirazlarının reddine, davalılardan … ve …’nun temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalılardan … ve …’nun sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 292,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 574,09 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 11.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.