Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/10985 E. 2018/18849 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10985
KARAR NO : 2018/18849
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, dava konusu 7371 ada 4 parsel taşınmazın davacı tarafından 20.11.2008 tarihinde alındığını ve bu yerin işhanı olduğunu, iş hanına 1977 yılında davalı … tarafından kurulmuş trafo olduğunu, bu trafoya ilişkin tapu da şerh de olmadığını, davacı tarafından daha önce … Asliye Hukuk Mahkemesinde … Esas sayılı dosya ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davası açıldığını elatmanın önlenmesi ve kal yönünden davanın reddine ecrimisil yönünden 07.01.2009-09.07.2012 tarih aralığı için kabulüne karar verildiğini,bu dava ile davacının işgalci olduğunun sabit olduğundan bahisle bu defa 09.07.2012 tarihinden iş bu davanın açılış tarihi olan 21.02.2014 tarihi için şimdilik 60.000 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; İzmir ve Manisa elektrik dağıtımının Tedaş Genel Müdürlüğünden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip … Elektrik A.Ş. tarafından yürütüldüğünü 24.07.2006 tarihinde Tedaş ile … Elektrik A.Ş. arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, bu devirle her türlü iş ve işlemlerin şirkete ait olduğunu, 3. kişilerce ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının … A.Ş. olacağını, davanın öncelikle husumetten reddi ile … Elektrik A.Ş’ye ihbar edilmesini, esasa girilmesi halinde de davanın husumetten reddini savunmuştur.
İhbar olunan … Elektrik A.Ş. vekili; Devir sözleşmesiyle şirket sorumlu tutulsa da gerek özelleştirme öncesi gerek sonrası tüm elektrik trafolarının ve enerji nakil hatlarının mülkiyetinin Tedaşa ait olduğunu, dava konusu trafonun 10.12.1978 tarihinde irtifak hakkı tesis hakkında taahhüt bulunduğunu, trafo binasının ihalesinin ESHOT’a yapıldığını, ESHOT tarafından devreye alınan trafo merkezinin öncesinde TK sonra ise TEDAŞ tarafından kullanıldığını bu nedenlerle ihbarı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; ilk verilen kararda davacı tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi … Esas sayılı dosya ile açılan ecrimisil yönünde davanın kabul edilmek suretiyle kesinleştiği karar dikkate alınarak sonraki dönemlere ilişkin iş bu davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davalı … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.2017 tarihli … Esas ve 2017/296 Karar sayılı ilamında ecrimisile hükmedilmiş olmasında bir isabetsilik olmadığı, ancak 24.07.2006 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesi ile 20.05.2013 tarihli protokol hükümleri gereğince davalının taraf sıfatının olup olmadığının saptanmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine Mahkemece; Tedaş ve … Elektrik A.Ş. arasında imzalanan sözleşme gereği 24.07.2006 tarihinden sonraki ecrimisil taleplerinde … Elektrik A.Ş’nin sorumlu olacağının belirtildiği dolayısıyla bu tarihten sonraki ecrimisil taleplerinin Tedaşa yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı vekili tarafından süresinde duruşma talepli temyiz edilmiş, duruşma talebinin değerden reddine karar verilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin hükmün 4. ve 5. fıkraları arasındaki çelişkiye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; hükmün 4. bendine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” hükmün 5. bendinde ise “Davacının davalı … aleyhine dava açmakta kusuru bulunmadığından davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” denilmek suretiyle davalı vekili lehine vekalet ücreti verilip verilmeyeceği hususunda çelişki oluşturulmuştur. Bu husus bozma nedeni oluşturmakta olup, ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden çelişkinin giderilmesi için hükmün 4. bendinin tamamıyla hükümden çıkarılması suretiyle hükmün HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün 4. bendinin hükümden tamamıyla çıkarılmasına diğer bentlerin 4. bentden başlayarak teselsül ettirilmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenen iadesine, 19.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.