YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11266
KARAR NO : 2020/1764
KARAR TARİHİ : 25.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı … hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı tarafından temliken tesciline yönelik talebin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin … mirasçılarından bir kısım yeri 1995 yılında haricen satın alarak bu yere bina yaptığını ve bahçesinde ağaçlar yetiştirdiğini, daha sonra bu yerde imar uygulaması olduğunu, bu güne kadar vekil edenine tapusu verilmediğinden öncelikle söz konusu harici satın alma ve iyi niyetle bina yapılması nedeniyle subjektif ve objektif koşulların gerçekleştiğinden 279 ada 8 nolu parselden 260 m2’lik kısmın muhik tazminat karşılığında iptal edilerek adına tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde paylı mülkiyet üzere tesciline, taşınmazın bedeli 1995 yılında ödendiğinden yeniden ödeme yapılmasına yer olmadığına, tescil mümkün olmadığı taktirde haricen ödenen satış bedelinin bu günkü değeri üzerinden vekil edenine iadesine ve iyi niyetle yapılan inşaat bedelinin de ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan …, …, …, … ve … davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. … mirasçıları olan dahili davalılar ise cevap vermemişler ve yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece; (ilk kararda) haricen satış geçersiz ise de, inşaat değeri arsa değerinden açıkça fazla olduğu için temliken tescil davasının kabulüne, 279 ada 8 nolu parselin davalılar adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile 17248/45080 payın davacı adına tesciline, arta kalan kısmın tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde bir kısım davalılar vekili tarafından usul ve esas yönünden kararın bozulması isteğiyle temyiz edilmiştir. Daire’nin 20.03.2014 tarih ve 2013/8624 Esas, 2014/4814 Karar sayılı ilamında belirtilen “…Bilindiği üzere ve kural olarak tapuda kayıtlı taşınmazların haricen satışı istisnalar hariç TMK’nin 706, Borçlar Kanunun 213 (T.Borçlar Kanunun 237) Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Yasası’nın 60 ve 89.maddeleri uyarınca geçersizdir. Ancak yerel mahkeme kararı davalılardan … mirasçıları tarafından temyiz edilmediğinden bu husus bozma konusu yapılmamıştır. Öte yandan imar uygulaması sonucu dava konusu parseldeki 57/805 pay sahibi …’ın dosyadaki nüfus aile kayıt tablosuna göre 29.08.1993 tarihinde öldüğü belirlenmiştir. Eldeki dava 11.07.2005 tarihinde açılmıştır. TMK’nin 28. maddesine göre kişilik ölümle son bulur. Yine 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararında belirtildiği üzere ölü kişi aleyhine açılan bir davanın mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle veya ıslah yoluyla davaya devam edilmesi mümkün değildir. Öyle ise ölü kişi aleyhine açılan davanın öncelikle bu nedenle reddi gerekir. Somut olayda davacı taraf İşbu davayı … mirasçıları ile birlikte 29.08.1993 tarihinde davadan önce ölmüş olan …’ı hasım göstererek açmış ve …’ın ölü olduğunun belirlenmesinden sonra mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmaya çalışılmıştır. Bu durum yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararına aykırıdır. Hal böyle olunca davalı … yönünden davanın HMK’nin 115.maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece, davalı … hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı tarafından temliken tescile yönelik talebin kabulü ile “… 279 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalılar …, …, …, …, … …, …, …, …, …, … adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile 17248/45080 payın davacı mirasçıları adına TESCİLİNE, Geriye kalan kısmın ise tapu malikleri üzerinde bırakılmasına,” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde muhdesat ve taşınmaz bedelinin tazminine yönelik bedel isteklerine yöneliktir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalılardan …’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. HMK’nin 297/2. maddesi gereğince, mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre, hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
Somut olayda, mahkemece, her ne kadar 17248/45080 payın davacı adına tesciline ve geriye kalan kısmın ise tapu malikleri adına bırakılmasına karar verilmiş ise de, hangi davalıdan hangi oranda payın iptal edildiği izah edilmediği gibi iptal edilen paydan geriye kalan kısmında hüküm fıkrasında gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının, HUMK’un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılardan …’nin temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, hükmün 1. bendindeki “ Geriye kalan kısmın ise tapu malikleri üzerinde bırakılmasına,” cümlesinden sonra gelecek şekilde “ bu hususta 21.12.2015 tarihli ek fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,” cümlesinin eklenmesine; Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalılardan …’nin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.