YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11336
KARAR NO : 2018/14741
KARAR TARİHİ : 02.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Olmadığı Takdirde Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, müvekkilleri murisi …’in 1428 parselde kayıtlı 77875 m2 yüzölçümündeki taşınmazda, davalı …’e baba ve annesinden isabet eden 2000 m2 yüzölçümündeki bölümü 23.3.1999 tarihli harici senetle 2.000,00 TL karşılığında ve davalı …’e isabet eden 400 m2 bölümü ise 500.000 TL bedelle satın ve devraldıklarını,satın aldıktan sonra murisin bu yere 70 m2 yüzölçümünde ev yapıp etrafını tel çit ile çevirdiğini, bahçe kısmına 80 adet zeytin ağacı ve yaklaşık 70 adet değişik cins myve ağacı dikerek yetiştirdiğini, artezyen çaktırdığını, bu yerde 2006 yılında vefatına kadar muris,onun vefatı ile de müvekkilleri tarafından malik sıfatıyla zilyet olunup tasarruf edildiğini, harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu yerin … Kadastro Mahkemesinin 1997/380 Esas, 2004/1 Karar sayılı dosyası ile davalı olduğunu, yargılama sonunda taşınmazın 3/16 hissesinin davalılar adına tesciline karar verildiğini, bu kararın 9.10.2006’da kesinleştiğini, harici satış senedinde yargılamanın kesinleşip intikalden sonra satım konuusu 2400 m2 hisseyi vereceklerini kabul eden davalıların, tapunun adlarına tescilinden sonra 5 yıl geçmesine rağmen devre yanaşmadıklarını, müvekkilleri ile birlikte davalıların yaklaşık 20 kişiye bu şekilde haricen yerler sattıklarını ancak devirleri yapmadıklarını belirterek 1428 parseldeki davalı … adına kayıtlı 3/16 hissedeki 2000 m2 bölümün ile davalı … adına olan 3/16 hisse içindeki 400 m2 bölümün harici satış nedeniyle ifrazı ve tapu kaydının iptali ile ile müvekkilleri adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline, mümkün olmazsa müvekkilleri tarafından ödenen satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurlar gözönüne alınarak dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün denkleştirici … ilkeleri gereğince saptanarak miktarın dava tarihiden itibaren işleyecek reeskont faizi oranında davalılardan tahsili ile müvekkillerine miras paylarına göre ödenmesine, müvekkillerinin murisi tarafından taşınmaz üzerine yapılan bina ve müştemilatı ile dikilen ağaçların değeri arsa değerinden fazla olduğundan MK 724 maddesindeki uygun tazminat karşılığında dava konusu 2400 m2 ifraz edilerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tapu kütüğüne kayıt ve tescilini, harici satış MK 994 gereği harici satış berelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak sağladığından, dava tarihi itibariyle denkleştirici … ilkeleri gereğince saptanacak satış bedelinin davalılar tarafından ödenmesine kadar müvekkillerine hapis hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya yazılı cevap vermemiş, ilk duruşmada beyanlarında; davacıya yer sattıklarını ancak tapuları bölemedikleri için tapuyu veremediklerini, böldüklerinde tapuyu vereceklerini belirtmişler, 27.11.2013 tarihli celsede ise; davacıların murisi …’e … olarak 2000 m2 ve … olarak 400 m2’lik yer sattıklarını, bu şekilde aleyhlerine karşı açılan davayı kabul ettiklerini, hisselerine düşecek kısımdan sattıkları yerleri davacılar adına tescilini kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığından ve bilirkişi raporu ile de ifrazının mümkün olmadığı beyan edildiğinden taşınmazın satış tarihi itibari tapuda kaydının bulunmaması nedeni ile yapılan harici satış sözleşmesinin geçerli olduğu ve davacılar lehine TMK 713/2 ve ……14.maddesi düzenlenen mülkiyet kazanma şartlarının gerçekleştiği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın ifrazı mümkün olmadığından davalılar adına kayıtlı olan hissenin satışa konu 2400 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın 3/16 hisse maliki olan davalı … adına kayıtlı 14601.56 m2’lik yerden davacıya satışını yaptığı 2000 m2 ve aynı taşınmazda 3/16 hisse maliki … adına kayıtlı, 14601.56 m2’lik yerden davacıya satışını yaptığı 400 m2’lik yere ait tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile veraset ilamındaki payları oranında davacılar … ve Dilek Filiz adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş ve karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro sonrası harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların harici satışı geçersiz olup, bu tür bir işlem TMK’nun 706, TBK’nun 237 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi ile bağdaşmaz. Ancak davalılar 27.11.2013 tarihli duruşmada imzalı beyanlarında davayı kabul etmişlerdir. 6100 sayılı HMK’nın 308. maddesinde açıklanan şekli ile kabul beyanları, tek taraflı ve davayı sona erdiren taraf işlemi olup, somut olaydaki bu beyanları, aynı Kanun’un 309. maddesinde belirtilen usule de uygundur.
Mahkemece kadastro teknikeri, … yüksek mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/12/2013 tarihli ek raporda; dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli … Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı içerisinde. uzun mesafeli koruma alanında, tarım alanında kaldığı, dava konusu parselin yola cephesi olmaması ve minimum parsel büyüklüğü 5000.00 m2 ölçülerini sağlayamadığı için ifrazı, aynen taksimi veya ivazlı taksiminin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu rapora göre dava konusu taşınmazın ifrazı mümkün olmadığına göre hisseli olarak davanın kabulü gerekirken ifrazı ve infazı mümkün olmayacak şekilde ifrazen tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.