Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11721 E. 2018/14839 K. 03.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11721
KARAR NO : 2018/14839
KARAR TARİHİ : 03.07.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14/02/2014 havale tarihli ve 2014/1 numaralı davanamesinde, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.01.2014 tarih ve 2013/724 Esas sayılı müzekkeresi ile davalı …’in nüfus kaydında ölü olarak yazıldığı halde ölüm tarihi belirtilmediğinden, ölüm tarihinin tespitinin yapılması için … Nüfus Müdürlüğüne yazı yazıldığı, … Nüfus Müdürlüğünün yapmış olduğu araştırmada, davalının ölümü ile ilgili belgelere ulaşılamayarak, Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğu, … Nüfus Müdürlüğünün 31.01.2014 tarihli yazısı ve eklerinden, davalı …’in nüfus kayıtlarında, ölü olarak yazıldığı, ancak ölüm tarihinin ise belirtilmediği, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ncı ve devamı maddeleri gereğince, davalı …’in ölüm tarihinin tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesine karar verilmesi kamu adına istenmiş; mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36.maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli ….asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının cumhuriyet savcısı tarafından açılabilmesi için kanunda öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda; …’in ölüm tarihinin tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesi talebi ile dava açıldığı ancak cumhuriyet savcısının bu davayı açmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, dava hakkının yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere ait olduğu, bunların da harç ve diğer yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilecekleri anlaşıldığından; mahkemece, açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.