Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11766 E. 2020/4392 K. 02.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11766
KARAR NO : 2020/4392
KARAR TARİHİ : 02.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalı tarafından kullanıldığını belirterek taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesini ve 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 31.03.2015 tarihli dilekçesiyle ecrimisil talebini 13.506,58 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,elatmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüyle 9.866,70 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Ancak, somut olayda, mahkemece, elatmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gözardı edilerek el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamına göre hesaplanan harcın tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (4) nolu bendindeki ”Alınması gerekli olan 16.043,75 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 24,30 TL harç ve 250,00 TL ıslah harcı toplamı 274,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 15.769,45 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” ibaresinin tamamen hükümden çıkarılmasına, yerine ”Ecrimisil alacağı yönünden alınması gereken 673,99 TL harç ile elatmanın önlenmesi yönünden alınması gereken 27,70 TL harç olmak üzere toplam 701,69 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 24,30 TL harç ve 250,00 TL ıslah harcı toplamı 274,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 427,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” ibaresinin yazılarak eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.