Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11999 E. 2018/19302 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11999
KARAR NO : 2018/19302
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu kez davacılar vekili ve davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı 01.07.2004 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 18.04.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 6.963,66 TL’den 2016 yılı Mart ve Nisan ayları kira alacağı 13.927,32 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 20.04.2016 tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 27.04.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkili şirketin merkezinin … olduğunu, öncelikle takibe yetki bakımından itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin … İcra Müdürlüğü olması nedeniyle nedeniyle icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, diğer yandan müvekkili şirketin karşı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle haksız takibe, borcun tamamına, faiz ile ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafın takibe konu kira sözleşmesine bir itirazının bulunmadığı, davalı borçlunun, kira bedellerini ödediğini İİK’nin 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak zorunda olduğu, takibe konu kira bedellerinin ödendiği ispatlanamadığından, davacı tarafın davasının kabulü ile davalının itirazlarının kaldırılmasına ve takibin devamına, kira bedellerinin zamanında ödenmemiş olması nedeniyle temerrüt oluştuğundan davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince, takibe dayanak yapılan kira sözleşmesinin 4/c ve 4/e maddesi uyarınca kiranın aylık ciro ödemesi ile gerçekleşeceği kararlaştırıldığı, İİK.269/b maddesi gereğince kira sözleşmesinin varlığını ve alacağın miktarını ispat yükü davacı alacaklıya ait olup, eldeki davada davacının 269/b maddesinde belirtildiği üzere 2016 yılı Mart ve Nisan ayı kira bedellerinin tahsili için başlattığı icra takibine davalı kiracı tarafından yapılan itirazın kaldırılması yolunu seçtiği, ancak bu durumda İİK.269/b maddesi gereğince takibe konu aylık kira bedelinin belli olması, bu ayların kira bedelinin aylık ciroya göre hesaplanması gerektiği, ancak ciro hesabının yapılması için talep edilen ayın bitmiş olmasının gerektiği, davalının itirazının aksi İİK.269/b maddesi gereğince ispatlanamadığından, Mart 2016 ve Nisan 2016 ayı kira bedelinin ne kadar olduğu ve takibe konu aylara ait kira bedelinin ödenip ödenmediği yönündeki ihtilafın çözümünün ancak genel mahkemelerde yapılacak yargılama ile mümkün olacağı, bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görüldüğünden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, takibe konu edilen kira alacağının miktarının belirlenmesi genel yetkili mahkemede yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmiş, karar davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının takibe yönelik itirazının kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini istemiş, bölge adliye mahkemesinde, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı kiracı şirket yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu hususta bir karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri ile davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.