YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12037
KARAR NO : 2021/3206
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu fındık tarlasına, davalıların, kömür ocağından çıkan harfiyat ve kükürtlü suları dökmek suretiyle müdahale ettiklerini, taşınmazdaki davacıya ait fındık ağaçlarının çoğunun kurumasına sebep olduklarını, davalılar ile davacı arasında düzenlenen sözleşmelerin gereğinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini, bu sebeplerle davacının zarara uğradığını açıklayarak, davalıların elatmasının önlenmesine, taşınmazda bulunan kömür galerileri ve eklentilerinin yıkılmasına, uğranılan zarara ilişkin olarak 7.500,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İ….. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı … Ltd. Şti., beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın davalı … Ürünleri İnşaat Nakliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 22.01.2015 tarihli ve 2014/4198 Esas, 2015/1334 Karar sayılı ilamı ile temyize konu taşınmazın niteliğinin orman olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, orman niteliği taşıması halinde bu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, zilyetlikle kazanılamayacak, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunun gözetilmesi, bu gibi yerler üzerinde zilyetlikten kaynaklı olarak karşı taraftan tazminat isteme hakkı doğmayacağının nazara alınması, eğer taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı bir zarar tazmini istemi var ise bunun da ayrıca değerlendirilmesi, davalı … Ürünleri İnşaat Nakliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin dava konusu yerin vekil edeni tarafından Orman İşletme Müdürlüğü’nden kiralandığına ilişkin savunmasının araştırılması gerektiği, kabule göre de, davacı tarafın nizalı taşınmaz üzerindeki kömür galerileri ve eklentilerinin kal’ine ilişkin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığına işaret edilerek davalılar lehine bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda devlet ormanı olan yerde zilyetliğe dayalı elatmanın önlenmesi ve tazminat talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yazılı gerekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; temyize konu taşınmaz bölümünün orman niteliğinde olduğu belirlenmiş ise de, bozma ilamında değinildiği üzere zarar tazminine ilişkin olarak sözleşmeden kaynaklı bir zarar tazmini istemi var ise bu hususun ayrıca değerlendirilmesi gerekmekte olup, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı tarafça dava dilekçesinde davalılar ile davacı arasında düzenlenen 19.12.2007 tarihli ve 19.01.2011 tarihli sözleşmelere dayalı olarak da talepte bulunulduğu, yapılan keşif ve dosyaya sunulan bilirkişi raporları uyarınca davalıların sözleşmede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle davacının temyize konu taşınmaz üzerindeki 53 adet fındık ocağının zarar gördüğü, bozma sonrası ziraat mühendisi … tarafından sunulan 01.12.2017 tarihli rapora göre 53 adet fındık ocağına ilişkin zararın 5.830,00 TL olduğu, bundan ayrı yine harita mühendisi … tarafından düzenlenen 17.07.2013 tarihli rapor ve eki kroki ile fen bilirkişi … tarafından sunulan 21.09.2017 tarihli raporlara göre bozma öncesi taşınmaza elatma mevcut iken bozma sonrasında temyize konu alana elatma bulunmadığı, buna göre elatmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde, elatmanın önlenmesi davası konusuz kaldığından anılan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının zararı talebine ilişkin olarak 5.830,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde her iki talep hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.