Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12531 E. 2021/1487 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12531
KARAR NO : 2021/1487
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, maliki olduğu 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından askeri bölge yapılmak ve etrafını tel çit ile çevirmek suretiyle elatıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesini istemiş, aşamalarda elatmanın önlenmesi isteminden feragat etmiş, davacı vekili 09.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil için faiz talep etmiştir.
Davalı, jandarma karakolunun Hazine arazisi üzerinde kurulu olduğunu, davacının taşınmazını işgal etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 9.915,26 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyize gelmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 404.44 m2 alanlı, avlulu kargir ev vasfı ile tapuya kayıtlı olduğu, Mahkemece, dava tarihinden geriye 10 yıllık süre için toplam 8.342,26 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, taraf temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2014/21976 Esas, 2017/2317 Karar sayılı kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediğinden bahisle bozulduğu, Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
1. 6100 Sayılı HMK’nin 26. maddesine göre, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekilince 09.03.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile hükmedilecek ecrimisile faiz yürütülmesi istendiğine göre, Mahkemece, dava tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilmesi, doğru olmamıştır.
2. Somut olayda, Mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmuş ancak bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, bozma ilamında ecrimisil hesabının uzmanlık gerektiren bir husus olduğu vurgulanmış ve hükme esas alınacak bilirkişi raporunun kriterlerine detaylı şekilde yer verilmiştir. Ancak Mahkemece bozma sonrası aldırılan ve hükme esas alınan 20.02.2018 tarihli ek raporda, taşınmazın ev ve arsa olarak ayrı ayrı 2013 yılındaki kira bedelleri belirlenerek, 2013 yılından geriye doğru TEFE uygulanmak suretiyle önceki dönemlere ait ecrimisil bedelleri saptanmış, bunların toplamı ecrimisil bedeli olarak bildirilmiştir.
Buna göre hükme esas alınan rapor, bozma öncesinde olduğu gibi, hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş, taşınmazın bütün halinde dava konusu edilen ilk döneme ait ecrimisil bedeli bilirkişiler marifetiyle saptandıktan sonra ileriye doğru ÜFE uygulaması yaptırılması ve önceki bozma ilamına uygun karar verilmesi iken; bozma ilamına ve Dairemiz uygulamalarına uygun olmayan denetime elverişsiz rapor ile talebi de aşmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.