YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12543
KARAR NO : 2018/18342
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
K A R A R
Dosyanın incelenmesinden;
1. Davalılardan …’a karar tebliğinin, muhatabın adreste bulunamadığı gerekçesi ile mahalle muhtarına bırakılmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut …… amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini …… eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. Madde burada, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina” dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, …… amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” hükmü öngörülmüştür.
Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu’nun 23/7 ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.
Somut olayda, gerekçeli karar tebliği işleminde, muhatabın tevziat saatlerinde adreste bulunmadığı tespit edilerek, imzadan kaçınan ve hangi dairede oturduğu belirlenmeyen, “komşusunun” beyanı esas alınarak tebliğ evrakı Muhtarlığa teslim edilmiş ise de, muhatabın tevziat saatlerinde adreste bulunmama nedeninin tespit edilmediği, muhatabın tevziat saatlerinden sonra adrese gelip gelmediğinin araştırılmadığı dikkate alındığında tebliğ işleminin Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez.
…’a yapılan gerekçeli karar tebliğ işleminin usulüne uygun olmaması nedeniyle;
… karar tarihinden sonra ölmüş ve mirasçısı …… Durmuş’a temyiz dilekçesi tebliğ edilmiş ise de bu kişiye karar tebliğinin yapılmadığı, yine her ne kadar … mirasçılarından …… Durmuş (Özçelik)’e, bizzat kendisi davada davalı olması nedeniyle karar tebliği yapılmış ise de … mirasçısı olduğu belirtilmek suretiyle yeniden karar tebliği yapılmadığı, ayrıca …’un …… kaydına göre, kendisinden önce 22.11.2007 tarihinde ölen oğlu …… Durmuş’un bulunduğu anlaşılmakla, …’un veraset ilamı temin edilmek sureti ile gerek …’un başkaca mirasçısının bulunup bulunmadığı gerekse de …… Durmuş’un …’a mirasçı olabilecek mirasçısının bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmadığı, var ise bu kişilere de karar tebliğinin gerekeceği hususunun düşünülmediği anlaşılmaktadır.
2-Davalılardan …… Güneş’in karar tarihinden sonra öldüğü anlaşılmakla, …… kaydına göre mirasçısı görünen …’a karar tebliği yapılmış ise de, yine …… kaydında, oğlu …… Güneş’in bulunduğu, bu kişinin evli olarak 4.11.2004 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar …… kayıtlarına göre, ……… Güneş’ten önce ölmüş ise de, …… Güneş’in veraset ilamı temin edilmek suretiyle, gerek …… Güneş’in başkaca mirasçısının bulunup bulunmadığı gerekse de ölü …… Güneş’in …… Güneş’e mirasçı olabilecek mirasçısının olup olmadığı araştırılmamış, var ise bu kişilere de karar tebliğinin gerekeceği hususu düşünülmemiştir.
Hal böyle olunca, adı geçen davalılara yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığından, az yukarıda açıklanan şekilde yapılacak araştırmalar neticesinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliğlerinin sağlanarak yasal temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkeme’ye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.