YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12582
KARAR NO : 2020/1830
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu … İletişim A.Ş’nin borçlarından dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü nezdindeki kayıt tescil belgelerine haciz konulduğunu söz konusu eserlerin tüm fikri mülkiyet haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu, borçlu şirketin sadece müvekkili şirket ile yapılan 01.06.2013 tarihli dağıtım sözleşmesi gereğince dağıtım hakkına sahip bulunduğunu, bu sözleşmenin 13.06.2014 tarihinde feshedildiğini bildirerek, kayıt ve tescil belgeleri üzerindeki hacizlerin, … …. A.Ş’nin söz konusu eserler üzerinde hiçbir hakkının bulunmaması ve söz konusu kayıt tescil belgelerinin haczinin mümkün olmaması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; İcra Müdürlüğünce Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğüne haciz müzekkeresi yazıldığı ve kayıt tescil belgelerine haciz konulduğunun bildirildiği, davacının ilgili icra dosyasında taraf olmadığı, bu haliyle haczedilen kayıt ve tescillerin ekonomik değeri bulunmadığından haczedilemeyeceğine ilişkin şikayette bulunma hakkı ve hukuki yararının olmadığı, ayrıca davacı her ne kadar söz konusu kayıt ve tescillerde gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu ileri sürmüş ise de bu hususun istihkak iddiasına konu edilebileceği, şikayet kapsamında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar dava şikayet talebi olarak görülüp sonuçlandırılmış ise de; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Nitekim dava dilekçesine göre, davacı üçüncü kişinin, haciz uygulanan Bakanlık nezdindeki kayıt ve tescil belgeleri üzerinde borçlu … … A.Ş.nin şirketinin hiçbir hakkının bulunmadığı, söz konusu eserlerin tüm fikri mülkiyet hakkının üçüncü kişi şirkete ait olduğu, bu nedenle haczinin mümkün olmadığına dair beyanının, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece davacının taleplerinin mahiyeti dikkate alınarak eldeki davanın İİK’nin 96 vd. maddesi uyarınca istihkak davası olarak görülüp, harcının tamamlatılarak, istihkak dava prosedürü içinde deliller toplanıp çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.