YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12751
KARAR NO : 2021/961
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Ve Tazminat
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ödemiş 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2013/7 Esas, 2017/863 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların murisinden kalan 3 parça taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, taşınmazda bulunan ağaçların meyvelerini topladığını, ceviz ve kestane ağaçlarını kestiğini belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil ve tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, paydaşlar arası davalarda intifadan men şartının gerçekleşmesi gerektiğini, muris öldükten sonra ağaçların taksim edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında davalı vekili istinaf yoluna başvurmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil ve tazminat talebine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (iş yeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı kararı).
Somut olayda, dava konusu 297, 307 ve 60 parsel sayılı taşınmazlarda taraflar paylı halde maliktir. Bu nedenle yukarıda anlatıldığı üzere, paydaşlararası davalarda intifadan men şartı araştırılmalıdır. Taraflar arasındaki Ödemiş 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/900 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının dava dilekçesi 26.09.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup, Mahkemece bu tarihten önce intifadan men şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır. Ayrıca 09.11.2016 tarihli celsede tanık olarak dinlenen davacı …’nin oğlu …’ın beyanına göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan iki ağacın kestanesinin ailesi tarafından toplandığının belirtilmesi karşısında Mahkemece dava konusu taşınmazda davacıların kullandığı bölüm olup olmadığı, hangi davacıların kullandığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmemiştir.
Hal böyle olunca, eskik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.