YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12977
KARAR NO : 2018/19131
KARAR TARİHİ : 23.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, …… Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/151 Esas, 1994/20 Karar sayılı kararı ile, vekil edeni adına hükmen tescil edilen 87.000 m2 taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında 148 ada 29 parsel numarasıyla 57.682,28 m2, 148 ada 30 parsel numarasıyla 19.530,70 m2 olarak tespit ve tescil edildiğini, yine aynı Mahkeme kararı ile vekil edeni adına tescil edilen 13.000 m2 taşınmazın ise, 149 ada 79 parsel numarasıyla 10.791,37 m2 olarak tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların fazlalıklarının … adına tespit ve tecil edildiğini, kadastro tespitinin hatalı olduğunu açıklayarak, … adına tespit edilen kısımların iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “27 parsel sayılı tarlanın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, taşınmazın davacı adına tesciline, 47 parsel sayılı tarlanın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişisi raporunda D harfi ile gösterilen 790 metre karelik kısmının ifrazı ile son parsel numarası verilmek üzere davacı adına tapuya tesciline, geri kalan kısmın davalı adına tapuya tesciline,……yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili ile katılma yolu ile yargılama giderlerine hasren davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi sebeplere dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
A) Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ancak, bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, …… uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu bağlamda, hükme esas alınan 28.02.2014 tarihli bilirkişi raporunun, ölçek ve koordinat bilgileri içermemesi nedeni ile, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğunu söyleme imkanı yoktur.
Bu nedenle, az yukarıda yapılan açıklamalar ışıgında, iptal ve tesciline karar verilmesi gereken bölümlerin, ……… bilirkişisi raporunda net olarak belirlenmesi ve ondan sonra, infaza imkan verecek iş bu rapor esas alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, denetime ve infaza elverişli bulunmayan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Her ne kadar, Mahkeme tarafından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de, dava kadastro tespitine itiraz niteliğinde bulunduğundan, hükmün kabul kısmı gözönünde bulundurulmak suretiyle davacı lehine vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin düzenlenmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları yukarıda (A-2) nolu bentte açıklanan, davalı vekilinin temyiz itirazları ise (B) bendinde açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının (A-1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.