Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/1321 E. 2019/9862 K. 05.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1321
KARAR NO : 2019/9862
KARAR TARİHİ : 05.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Alacak, Tazminat, Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi asıl davalı-birleşen davacı vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosyada davacı vekili, vekil edeni ile davalının dava konusu 584 numaralı parselin hissedarı olduklarını, davalı ile vekil edeni arasında 2009 yılında … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/361 Esas sayılı şufa davasının görüldüğünü ve davanın devamı sırasında harici bir tutanak ile tarafların anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya göre, vekil edeninin, dava konusu 584 parseldeki hissesini davalıya 20.000,00 TL bedelle sattığını ve buna karşılık ise davacının dava dışı hissedarı bulunduğu 738 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini vekil edeninin eşi …’e devretmeyi ve ayrıca vekil edeni aleyhine açılan … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/361 Esas sayılı dosyasında ikame edilen davadan da vazgeçmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının 20.000 TL yi vekil edenine ödediğini, ancak 2 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen davalının tapuyu almadığını ve dava konusu parseli kullanımında bulundurduğunu, 20.000,00 TL’nin davalıya posta havalesi ile gönderildiğini, ancak davalının bu parayı teslim almaktan imtina ettiğini belirterek, dava konusu 584 numaralı parsele yönelik davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun müdahalesinin meni’ne ve tahliyesine, davalının haksız müdahalesi devam ettiğinden ve taşınmazın semerelerinden yararlandığından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile ıslah haklarını mahfuz tutmak kaydı ile 1.000,00 TL ecrimisil alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 05/11/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş,birleşen davanın ise reddini savunmuştur.
Birleşen davada, asıl davalı/birleşen davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca dava konusu 584 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, bu tescilden sonra da yine anlaşma şartlarına göre 738 parsel sayılı taşınmazın davalılardan … adına tesciline, olmadığı takdirde, anlaşmadaki borcunu ifa etmeyen birleşen davalılardan vekil edeninin uğradığı maddi-manevi zararın, taşınmazın 20.000 TL lik satış değeri de nazara alınarak tahsiline karar verilmesini istemiş, davacının kötüniyetli olduğunu, dava konusu taşınmazın devrinin yapılacağının davacı tarafından kendilerine gönderilen ihtarnameye cevapta bildirildiğini belirtmiş asıl davanın ise reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, bilirkişi raporları, mahallinde yapılan keşif sonunda, davacının taşınmazı davalıya 20.000,00 TL bedelle sattığı ve davalının tapuda gerekli işlemleri yapmayarak davacıdan tapu kaydını almadığı, üzerinden geçen zaman içerisinde davalının herhangi bir girişimde bulunmadığı ve dava konusu taşınmazı kullanmaya devam etmesinden dolayı davacının parayı iade etmek istemesine rağmen davalının bu parayı kabul etmediği, kabul etmediğine dair PTT makbuzunu imzaladığı, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen herhangi bir cevap vermediği, davalının aralarında yaptıkları protokole uymadığı gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalının 584 numaralı parselde bulunan davacının hissesi üzerindeki müdahalesinin men’inine, davacının ecrimisil talebinin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm birleşen dosyada davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava, tapu iptal ve tescil,alacak ve tazminat isteklerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, birleşen dosyada davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Birleşen dosyada davacının sözleşmede ödenen 20.000 TL alacağa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dosyaya sunulan ‘Tutanak’ başlıklı, karşılıklı tarla takası ve açılan davadan vazgeçme protokolüne göre, asıl dosyada davacının, dava konusu 584 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini asıl dosya davalısına 20.000,00 TL bedelle sattığı ve buna karşılık ise birleşen dosyada davacının da birleşen dosya davalısının hissedarı bulunduğu 738 parseldeki 7 dekarlık hak ve hissesini birleşen dosya davalısı … ‘e devretmeyi ve ayrıca asıl dosya davacısı aleyhine … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/361 Esas sayılı dosyasından ikame edilen davadan da vazgeçmeyi kabul ve taahhüt ettiği, dava konusu 584 parselin satışına ilişkin 20.000 TL’nin asıl dosya davacısına ödendiği hususunda taraflar arasına ihtilaf olmadığı, asıl dosya davacısının asıl dosya davalısına ödenen bedeli iade ettiği, ancak asıl dosya davalısının bu parayı teslim almaktan imtina ettiği anlaşılmaktadır.
Tapulu taşınmazların harici satış sözleşmesi, MK’nin 706, BK’nin 213 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri gereğince geçersizdir. Taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olup, sözleşme geçersiz olduğu için taraflar karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebilir. Davadaki uyuşmazlığın da sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca çözümlenip tasfiye edilmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu 584 parselin satışına ilişkin 20.000 TL’nin asıl dosya davacısına ödendiği hususunda taraflar arasına ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu ortadadır. Bu durumda, mahkemece, az yukarıda açıklandığı üzere, tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri bakımından iade ile yükümlü oldukları gözetilerek, birleşen dosya davacısının 20.000 TL’ye ilişkin alacak isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husus düşünülmeden, birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Birleşen dosyada davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi