YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13474
KARAR NO : 2020/5601
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Üyeliğinin Ve Prim Miktarının Tespiti İstemli
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.09.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Gizem Nalçacı geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 30.09.2020 gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde; davacı …’nın … Bankası A.Ş.’de güvenlik görevlisi olarak 15.07.1982 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, 31.01.2002 tarihinde emekli olduğu, davacının davalı Vakfa üyeliğinin ve davacının ödemekle yükümlü olduğu prim borcunun tespiti istenmiş, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının davalı Vakfın üyesi olduğu ve davalı Vakfa ödemesi gereken prim tutarının 1.439,73 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 4.998,42 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı Vakıf vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının emekli olduğu tarihten itibaren dava açma tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, davalı Vakıf senedinde 2005 yılında yapılan değişiklik sonucu davacının Vakıf üyesi olduğu ile davalı Vakfa ödemesi gereken prim miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; davacının güvenlik görevlisi olarak 15.07.1982 tarihinde … Bankası A.Ş’de işe başladığı ve 31.01.2002 tarihinde emekli olduğu, … Bankası Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı senedinin 4/b. maddesinde “… Bankası A.Ş’de veya (a) şıkkında sözü edilen her iki vakıfta (… Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı veya … Bankası Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı) gündelik veya götürü olarak çalışanlar, süreli sözleşmeliler ve Banka ve Vakıflara giriş tarihinde 45 yaşını doldurmuş olanlar vakfın yararlananı olamazlar.” hükmü getirilmiş, vakfın 30.09.2005 günlü olağan genel kurulunda kabul edilip 01.10.2005 tarihinde yürürlüğe giren Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliğine eklenen geçici 3. madde ile, … Bankası A.Ş’de koruma ve güvenlik görevlisi olarak süreli sözleşmeli çalışmış ve 01.10.2005 tarihinden önce emekli olmak üzere Bankadaki görevinden ayrılmış ve … Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfından yaşlılık, malullük aylığı veya sürekli işgöremezlik geliri bağlanmış olanlara, 30.12.2005 tarihine kadar yazılı talepte bulunmak ve gereklerini tam olarak yerine getirerek yapacakları borçlanma nedeni ile tespit edilen aidatlarının tamamını 30.12.2005 tarihine kadar ödenmesi halinde vakıftan emeklilik aylığı bağlanabileceği düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, zamanaşımı başlangıcı olarak emeklilik tarihi esas alınmış ise de, Yönetmeliğine eklenen Geçici 3. madde ile davacı gibi güvenlik görevlilerine borçlanma ile emekli olma hakkı getirildiğinden, bu hakka ilişkin davalarda zamanaşımı başlangıcı emeklilik tarihi değil (çünkü emeklilik tarihinde böyle bir hak mevcut değil) borçlanma hakkı getiren geçici 3.maddeye göre ödemenin yapılması için gösterilen son tarih olan 30.12.2005 tarihidir. Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre, bu tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresi davanın açıldığı 02.03.2015 tarihi itibari ile dolmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesinin 26.04.2018 tarihli ve 2017/1802 Esas, 2018/518 Karar sayılı istinaf isteminin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair hükmün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK’nin 373/2. maddesi gereği kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.540,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.