YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13640
KARAR NO : 2020/3716
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılara ait 89 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının, komşu 90 parsel maliki tarafından işgal edildiğini belirterek elatmanın önlenmesini talep etmiştir.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Somut olayın incelenmesinde, dava konusu edilen 89 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 07.07.1980 tarihinde yapıldığı, 16.09.2002 tarihinde tespite itiraz edildiği ancak kadastro müdürlüğünce itiraz hakkında karar verilip verilmediği, kadastro mahkemesinde dava açılıp açılmadığı, açılmış ise hangi dosyada davalı olduğu, akıbetinin ne olduğu, taşınmaz hakkında karar verilmiş ise kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşen kararın tapuya işlenip işlenmediği, tapuya bağlı çap sınırları araştırılıp netleştirilmeden eksik incelemeye dayalı karar verilmesi, kadastro tutanağı henüz kesinleşmeyip taşınmaz kadastro mahkemesinde davalı ise görev hususunun da gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, dava konusu taşınmaza komşu 90 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen sınırlarına göre, fen bilirkişi raporunda belirtilen kullanım hakkında tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuş olan davacının tanıkları dinlenmeden karar verilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.