Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13781 E. 2018/17558 K. 18.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13781
KARAR NO : 2018/17558
KARAR TARİHİ : 18.10.2018

MAHKEMESİ : Ünye (Kapatılan) …. Asliye (İcra) Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı …. kişi vekili, müvekkili ile alakası olmayan daha önce aynı işyerinde ticaret yapmış bulunan borçlunun borcundan dolayı müvekkiline ait olan 40 çuval içerisinde ….062,… kg fındığın haczedildiğini açıklayarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun işyerini terketmeden vergi levhası değişikliği ile mal kaçırdığını, borcun doğumundan sonra muvazaalı devir yapıldığını, hacizde borçlu adına belge bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ….kişinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne …/09/2014 tarihinde kayıt yaptırdığı, vergi levhasına göre 09/08/2014 tarihinde faaliyete başladığı, dava konusu yer ile borçlu arasındaki bağlantıya ilişkin alacaklı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmamakla birlikte, haciz mahallinde borçlunun oğluna ait kredi kartları, borçluya ait sipariş formu,tahsilat makbuzu, kredi kartı ekstresi, sürücü çalışma belgesi, elektrik faturası, Ünye İcra Dairesi tebligatları bulunmuştur. Öte yandan, İcra dosyasında yer alan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağına göre haciz mahalline gelirken komşu işyeri çalışanlarına borçlunun adresi sorulduğunda, haciz mahallini gösterdikleri anlaşılmıştır. Ayrıca, davacı ….kişi, haciz mahallinde borçlunun daha önce faaliyet gösterdiğini beyan etmiş olup, haciz adresinde borcun doğumundan sonra ……..2014 tarihinde faaliyete başlamıştır. Buna göre, İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı …. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacı …. kişinin dayandığı ayırt edici özellikleri bulunmayan faturalar ve vergi levhası mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/…. maddesi gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı … gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, ……..2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.