YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1404
KARAR NO : 2020/5314
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Dernek Şubesinin Kapatılmasına Dair Muarazanın Giderilmesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli ve 2016/330 Esas, 2017/59 Karar sayılı kararıyla usulden reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, Türk Hava Kurumu Genel Yönetim Kurulu Kararı ile Yozgat Şubesinin kapatıldığı, Genel Kurul tarafından somut olarak Yozgat Şubesinin kapatılması yönünde yönetim kuruluna yetki verilmediği, dolayısı ile verilen kapatma kararının yok hükmünde olduğu, Yönetim Kurulunun kapatma kararına karşı kararın genel kurula sunulması isteminin yönetim kurulu tarafından reddedildiği, Genel kurul onayını alamayan Yönetim Kurulu kararının dernek kararı olarak kabul edilemeyeceği, verilen karar cezai nitelikte olduğundan kesinleşmeden icra edilemeyeceği ileri sürülerek taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesi istenmiş; Mahkemece, yönetim kurulu kararlarına karşı genel kurula müracaat edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, dernek şubesinin Merkez Yönetim Kurulu Kararı ile kapatılmasına dair taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 73. maddesinde, genel kurulun derneğin en yetkili karar organı olduğu ve kayıtlı üyelerden oluştuğu; 83. maddesinde ise, ancak genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organların kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Dernek Genel Kurulu, TMK’nin 74.maddesi gereği olağan toplantılarını tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanarak yapmaktadır. Aynı Kanunun 75.maddesinde olağanüstü toplantı hali düzenlenmiş olup buna göre Genel kurul, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hâllerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılacağı, Yönetim kurulunun, genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde ise; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.
Yine Genel Kurulun “Toplantı usulü” başlıklı TMK’nin 79.maddesinin ikinci fıkrasında Genel kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddelerin görüşüleceği, ancak, toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunlu olduğu düzenlemiştir.
Davacı vekili, şube kapatılmasının taleplerine rağmen dernek genel kurulunda gündeme alınmadığı iddia edilmiş ise de yukarıda açıklamalar ve Kanun maddeleri dikkate alındığında, yönetim kurulunca gündeme alınmayan bir konunun genel kurul gündemine alınmasına toplantıya katılan üyelerin en az onda birinin yazılı talebi halinde gündeme alınmasının zorunlu olduğu, olağan toplantı dışında genel kurulun olağanüstü toplantıya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılacağı, Yönetim kurulunun, genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde ise; üyelerden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendireceği hususları ile birlikte değerlendirildiğinde dernek içi denetim yollarının tüketildiği kabul edilemeyecektir. Ayrıca bir konu dernek tüzüğünde düzenlenmiş ise iş bu düzenlemenin haksız olduğu üyelerce ilgili madde genel kurulca değiştirilmediği müddetçe ileri sürülemez.
Yukarıda açıklanan nedenler ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçeyle reddiyle Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 35.90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına 23.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.