YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14600
KARAR NO : 2021/1794
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında 1/2 payının vekil edenlerinin murisi … … adına 1/2 payının ise … kızı … adına tescil edildiğini, muris …’ın ölümü ile taşınmazın vekil edenlerine intikal ettiğini, taşınmazın 50 yıldır davacıların murisi … tarafından malik sıfatı ile zilyet edildiğini, kayıt maliki …’nın Soyadı Kanunu’ ndan önce bekar ve çocuksuz olarak öldüğünün tahmin edildiğini, TMK’nin 713/2. maddesindeki koşullarını oluştuğunu açıklayarak, dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 … payının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 5.12.2011 tarihli dilekçe ile davayı “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş” sebeplerine dayalı olarak açtıklarını beyan etmiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın malikinin tapu kaydından anlaşıldığını, ölüm nedenine dayalı davanın da kayıt malikinin mirasçılarına karşı açılması gerektiğini, miraşçı bırakmadan ölmesi halinde ise Hazine mirasçı olacağından davanın reddi gerekeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kayıt maliki …’nın kim olduğunun bilinmediği ve davacıların 20 yılı aşan zilyetliklerinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, dosyada bulunan tapu kayıtlarına göre kayıt maliki …’nın tanınan ve bilinen kişi olduğu, TMK’nin 713/2. maddesinde yazılı ”maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” sebebine dayalı kazanma koşullarının gerçekleştiğini kabule olanak bulunmadığı, ayrıca dava dilekçesindeki açıklamalar ve davacıların yargılama sırasındaki beyanlarından, davacıların aynı zamanda TMK’nin 713/2. maddesinde yazılı ”ölüm” hukuki sebebine de dayandıkları, tapu kayıt malikinin ölümü belli ve mirasçıları mevcutsa, mirasçıları hasım gösterilerek davanın görülmesi, mirasçılarının mevcut olmaması ve mirasının TMK’nin 501. maddesine göre Devlete kalması halinde Hazine hasım gösterilerek davaya devam edilmesi gerektiği, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile Daire’nin 11.4.2016 tarihli ve 2014/22213 Esas 2016/6592 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.
Her ne kadar dosyaya, Nazilli 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/234 Esas sayılı dosyası ile açılan ve ret ile sonuçlanan veraset ilamı istemine ilişkin karar örneği sunulmuş ise de iş bu dava az yukarıda açıklandığı üzere Hazine hasım gösterilmek suretiyle açılmış bir dava değildir.
Hal böyle olunca, Mahkemece; davacılara, kayıt maliki …’nın mirasçılarının tespiti açısından Hazine hasım gösterilmek suretiyle dava açmak üzere süre ve imkan verilmesi, belirlenecek gerçek mirasçıların davaya dahil edilmelerinin sağlanması, kayıt maliki …’nın mirasçısının olmadığı ve mirasının Devlet’e kaldığının belirlenmesi halinde Hazineye ait taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceğinin gözetilmesi, taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra toplanmış ve toplanacak delillere göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda izah edilen dava şartı gözardı edilerek, taraf teşkili sağlanmadan yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2.3.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.