YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14909
KARAR NO : 2021/2007
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davaya konu 508 ada 48 parselde kayıtlı tarla üzerindeki 3 katlı binanın davacı ve çocukları davalı … ve dava dışı İlhan’la beraber yapıldığını, 1.katın kullanımının dava dışı İlhan’a, 2. katının davalılara(… ve diğer davalı eşi …), 3. katın ise davacıya bırakıldığını, bu taksime rıza göstermeyen dava dışı İlhan tarafından Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/114 Esas, 2008/298 Karar sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davadan sonra davalıların davacıyı binanın 3. katını kullanımına engel olduklarını açıklayarak, binanın 3. katına davalıların müdahalesinin önlenmesini, 27.300 TL ecrimisilin her dönem uygulanacak faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu binanın 3. katının davalılar tarafından inşa edildiğini, kullanım üstünlüğünün davalılara ait olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, elatmanın önlenmesi talebinin reddine, davaya konu taşınmazın 3. katındaki 13 kapı numaralı daireden davacının hissesi yönünden 22.09.2008-21.06.2012 arası dönem için hesaplanan 8.117 TL ecrimisilin faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu 508 ada 48 parselde kayıtlı tarla vasıflı taşınmazın 15.06.1998 tarihinde dava dışı Hazine adına tescil edildiği, Hazine’nin taşınmazda tam malik olup, mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen 01.09.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, parsel üzerinde ruhsatsız yaklaşık 40 adet kaçak bina bulunduğu, dava konusu dairenin bulunduğu binanın da bu yapılardan biri olduğu, binanın her katta bir daire bulunan 3 katlı olup, dava konusu dairenin 3. kattaki daire olduğu, mahkemece Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/114 Esas sayılı dosyasıyla, 1. katın dava dışı …’a ait olup, 3. katın ise dosyamız tarafları davacı … ile davalılar … ve … tarafından yaptırıldığı davalıların 3. kattaki daireyi davacının kullanımını engelledikleri gerekçesiyle davacı tarafından talep edilen 22.09.2008-21.06.2012 arasındaki dönem için davacının 1/3 hissesi gözetilerek ecrimisile hükmedildiği, elatmanın önlenmesi talebinin ise, dairenin tümünde tarafların hissesi oranında faydalanması imkanı olduğundan reddedildiği, dosya içinde yer alan Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/114 Esas sayılı dosyasının dava tarihinin 29.03.2007, davacısının dava dışı … Kulak, davalılarının dosyamızın tarafları olan davacı ve davalılar, davanın ise 3. kata elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olduğu, bu dosyada, eldeki dosyanın davacısı …’nin vekilinin aynı zamanda davalılar … ve …’ün de vekili olduğu, o dosyada temsil ettiği taraflar lehine sunulan 04.06.2007 havale tarihli cevap dilekçesinde, binanın 3. katının … tarafından kullanıldığını, onun zilyetliğinde bulunduğunu, … ve …’ün bu yerle ilgisi olmadığını, 1. katın …’a, 2. katın davalılara, 3. katın …’ye ait olduğunu baştan beri ileri sürdüklerini, 3. katın … tarafından yapıldığını beyan ettiği, dava sonunda mahkemece davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle 02.06.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında, eldeki dosyanın davalıları tarafından sunulan cevap dilekçesindeki bahsedilen beyanlar, eldeki dosya için bağlayıcı nitelikte olup, bu nedenle davaya konu 3.katta yer alan dairenin tamamının davacı tarafından meydana getirildiği ve üstün hakkın davacıda olduğu anlaşıldığına göre, davacının elatmanın önlenmesi talebinin kabul edilmesi ve davaya konu 3. kattaki daire üzerinde talep edilen dönemler için belirlenecek ecrimisilin tamamına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.