Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14911 E. 2021/1839 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14911
KARAR NO : 2021/1839
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Ve Kira Sözleşmesinin Feshi
MAHKEMESİ : Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.2017 tarihli ve 2016/164 Esas, 2017/184 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu taşınmazların davalılarca kullanıldığını, davalıların aralarında kira sözleşmesi yapmak suretiyle davacının arazisini kullanmasına engel olduklarını açıklayarak müdahalelerinin men’ini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL ecrimisilin 06.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini ve davalılar arasında akdedilmiş 07.12.2015 tarihli 10 yıllık kira akdinin feshini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olmakla Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kararı süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlararası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde; 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir.” hükmünü amir olup buna göre, bölge adliye mahkemesi incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapacaktır. Temyiz incelemesinden farklı olarak bölge adliye mahkemesince yapılacak incelemede tarafların ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle bağlı kalınmasının nedeni; istinaf incelemesinin, ilk derecede verilen ilk kararın denetlenebilmesi suretiyle verilen ilk kararın devamındaki ikinci bir yargılama niteliğinde olmasıdır. Buna göre; bölge adliye mahkemesi kural olarak tarafların ileri sürdükleri istinaf sebepleriyle bağlı kalacak ve yapılacak olan yargılama tümüyle tekrarlanmayacaktır.
Somut olaya gelindiğinde; davacı, 25.01.2018 havale tarihli istinaf dilekçesinde vekalet ücretine ilişkin talepte bulunmamış olup istinafça az yukarıda belirtilen hüküm çerçevesinde istinaf sebepleri ile bağlı kalarak vekalet ücreti yönünden değerlendirme yapılmadan istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 16.04.2018 tarihli temyiz dilekçesinde ise esasa ilişkin temyiz sebepleri dışında vekalet ücretini de temyiz etmiştir. Davacı vekili her ne kadar vekalet ücretini temyize getirmişse de istinaf dilekçesinde bu husus belirtilmediğinden ve istinaf mahkemesine konu edilmeyen husus temyiz konusu yapılamayacağından, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazı yerinde değildir.
2. Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.