Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/15149 E. 2018/19287 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15149
KARAR NO : 2018/19287
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, maliki olduğu 32 ada 12 parsel sayılı taşınmaza davalıların inşa ettiği binanın taştığını ileri sürerek elatmalarının önlenmesine, taşan kısmın yıkılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, kat malikleri olarak taşınmazları sonradan edindiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların, binanın inşasından sonra malik oldukları dolayısıyla iyiniyetli oldukları gerekçesiyle yıkım isteğinin reddine karar verildiği, bir kısım davalıların ise mülkiyet hakları bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, malik olmayan davalılar ……… hakkında davanın reddine, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu arsa nitelikli 32 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, komşu taşınmaz olan dava konusu aynı ada 76 parsel sayılı taşınmazda ise kat irtifakı bulunup, 1 numaralı bağımsız bölümün davalı …, 2 numaralı bağımsız bölümün davalı …, 3 numaralı bağımsız bölümün dava dışı ……, 4 numaralı bağımsız bölümün ise dava dışı ……’a ait olduğu, dava dışı kat malikleri …… ve ……’ın yargılamaya dahil edildiği, dava konusu taşınmazda yapılan kadastro işleminin 07.06.1976 yılında kesinleştiği, bir kısım davalıların kat malikleri olduğu 76 parsel sayılı taşınmazın geldisinin ise 13 parsel olduğu ve anılan taşınmaza 17.03.1982 yılında kat ilavesi için …… ruhsatnamesi verildiği, davalının da binanın inşasına 1976 senesinde başladığını savunduğu, 76 parsel sayılı taşınmazda bulunan bina ve merdivenin davacı parseline toplam 14,22m² tecavüzlü olduğu, …… Başkanlığı’nın 27.06.2014 günlü cevabında İmar Kanunu’nun 15. ve 16. maddelerine göre imar planına göre ifrazın mümkün olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunu’nun 725.maddesinde öngörülen temliken tescil koşullarının gerçekleşmesi halinde taşınmazın diğer koşullar yanında ifrazının da mümkün olması durumunda davalı yararına temliken tescile karar verileceğinde kuşku yoktur.
Somut olaya gelince, davacı 05.11.2013 günlü 1.oturumda müdahaleli alan değeri olarak 10.000 TL bedelin kendisine ödenmesi halinde tescile muvafakat ettiğini belirtmiş, davalı ise rayiç bedelden taşkınlık varsa satın almayı kabul etmiştir.
Hal böyle olunca, davacının temliken tescili bedeli mukabilinde kabul ettiğini beyan etmesi gözetilerek telafisi imkansız bir zararın doğmasına sebebiyet vermemek açısından, öncelikle mevcut duruma göre ifrazın mümkün olup olmadığının saptanması, mümkün ise temliken tescil isteği ve savunması değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tecavüzlü kısmın arsa değerinin ecrimisil olarak değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.