YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15606
KARAR NO : 2021/2085
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
MAHKEMESİ : Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli ve 2016/391 Esas, 2017/339 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın diğer paydaşları olan kardeşleri ile arasında husumet olduğunu, vekil edeninin kardeşi olan davalı …’in ise taşınmazda paydaş olmamasına rağmen taşınmazı kullandığını, vekil edeni ile davalı arasında kiracılık ilişkisi bulunmadığını, diğer paydaşlar ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesinin de muvazalı olduğunu açıklayarak, davalının dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine ve davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin taşınmazı davacı dışındaki paydaşlardan kiraladığını, davacının da bilgisiyle taşınmazda 75.000 TL’lik tadilat yaptığını ve 12 yıllık bedelsiz kullanma hakkını kira sözleşmesi ile kazandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2018/279 Esas, 2018/1127 Karar sayılı kararı ile, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kabulüne, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli ve 2016/391 Esas, 2017/339 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının elatmanın önlenmesine ilişkin davasının kabulü ile, davalının 2822 parsel sayılı taşınmaza elatmasının önlenmesine, davacının ecrimisil isteğinin kabulü ile 4.122,08 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu defa, karara karşı davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazda davacının 1/3 pay oranında kayıt maliki olduğu, davalının kayıttan kaynaklanan hakkının bulunmadığı, davalının, taşınmazda 1/3’er oranda pay sahibi bulunan dava dışı … ve …’dan taşınmazı kiraladığını beyanla 30.04.2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ibraz ettiği, ancak bahsi geçen sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiği hususunun sözleşmeyi imzalayan …’ın ikrarı ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, yine dosya kapsamı belge, tanık beyanları ve paydaşlar … ve …’ın beyanlarından, davalı paydaşın taşınmazda … ve …’ın rızası ile oturduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacının payına vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken davalı aleyhine mutlak elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin ikinci satırına “….davasının ….” kelimesinden sonra gelmek üzere “….kısmen ….” kelimesinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2. bendinin üçüncü satırındaki “….taşınmaza ….” kelimesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine “….taşınmazdaki 1/3 davacı payına ….” kelimelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.