YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15894
KARAR NO : 2021/2019
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın davalılardan … yönünden husumetten reddine, diğer davalılar … ve … yönünden asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl dava davalılarından … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü
KARAR
Davacı vekili; müvekkil şirketin … ili … ilçesi … mah. 2 ada 65 parsel de kayıtlı taşınmazı 18.04.2011 tarihinde…’den satış suretiyle devir aldığını, … 2.Noterliğince davalıların mecuru tahliye etmeleri ve ecrimisil ödemeleri için davalılara ihtar çekildiği ancak bu ihtara davalıların uymadıkları, tüm bu nedenlerle davalıların taşınmaz üzerindeki haksız olan elatmalarının önlenmesine ve taşınmazın müvekkiline devir tarihi olan 18.04.2011 tarihinden itibaren davalılardan …’dan 5.000 TL, davalılardan Kağan Öncel’den 1.000 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili yargılama sürerken … 17. Sulh Hukuk Mahkemesi 2011/1045 Esas sayılı dosyası ile bu kez davalı …’a dava açarak 5000 TL ecrimisil talep etmiş ve davaların birleştirilerek yürütülmesine karar verilmiştir.
Davalı … vekili süresinde olmayan cevap dilekçesi ile dava konusu taşınmazda ticari faaliyetini sürdürmekte olan kişinin davalı müvekkilinin babası … olduğu, davanın …’a yöneltilmesi gerektiği, müvekkilinin dava konusu taşınmazla ilgisi bulunmadığını bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiği, ayrıca talep edilen ecrimisil bedelinin yüksek olduğunu haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili süresinde olmayan cevap dilekçesi ile görevsiz mahkemede açılmış olan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davanın usul yönünden hatalı açıldığını, davanın bu nedenle husumet nedeniyle reddinin gerektiği, müvekkilinin dava konusu taşınmazda işgalci olmayıp, 5 yıldır kiracısı olduğu, tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı … vekili cevap dilekçesi ile: Davanın 5000 TL harca esas değer gösterilerek açıldığını halbuki dava konusu taşınmazın değerinin de çok yüksek olduğunu, müvekkilin dava konusu taşınmazı , davacı şirketin satın aldığını bu dava ile öğrendiğini, daha önce satın aldığına dair davacı şirketin bildirimde bulunmadığını, davayı ıttıla tarihinden önce ecrimisil talep edemeyeceğini, talep edilen ecrimisilin çok fahiş olduğunu bildirerek davanın öncelikle görev yönünden ve esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece önce Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik nedeni ile reddi ile görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve yargılamaya … 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam olunmuştur.
Mahkemece 11.12.2012 tarihli ve 2012/233 Esas, 2012/523 Karar sayılı kararı ile Davalı … yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Asıl ve birleştirilen davalar yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile …’dan 767,00 TL’nin 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalı … yönünden 5.000,00 TL nin 18.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine ve davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine dair verilen karar asıl dava davalılarından … ve birleşen davalı … tarafından temyizi neticesinde, hüküm Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.04.2013 tarihli ve 2013/3183 Esas, 2013/5160 Karar sayılı ilamı ile Elatmanın önlemesi talebi bakımından harç tamamlatılmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada Mahkemece 26.11.2013 tarihli ve 2013/356 Esas, 2013/618 Karar sayılı kararı ile Davalı … yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine, asıl ve birleştirilen davalar yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile …’dan 767,00 TL.nin 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalı … yönünden 5.000,00 TL nin 18.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine ve davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine dair verilen karar asıl dava davalılarından … tarafından temyizi neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarihli ve 2014/7154 Esas, 2016/1741 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “…Bozmaya konu karar yanlızca davalılar tarafından temyiz edildiği ve Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre vekalet ücreti yönünden davalılar yönünden kazanılmış hak oluşmuştur. Sonradan harcın tamamlanması bu kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaz. Dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir…”denilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra Mahkemece yeniden yapılan yargılamada
1.Davalı … yönünden açılan davanın husumet nedeni ile reddine,
2.Açılan ve birleştirilen davalar yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile …’dan 767,00 TL nin 13.05.2011 tarihinden, diğer davalı … yönünden 5.000 TL nin 18/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Davalıların taşınmaza vaki müdahalelerinin önlenmesine,
4-Yatırılan harcın mahsubu ile 36.613,50 TL harcın davalılar … ve …’dan alınarak hazineye ödenmesine, davacı tarafından yatırılan 12.227,50 TL’nin davalılar … ve …’dan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Davacı tarafından bozmadan önce yapılan toplam 1.002,55 TL ile bozmadan sonra yapılan 13,00 TL olmak üzere toplam 1015,55 TL yargılama giderinin davalılar … ve …’dan alınarak davacıya ödenmesine,
6.Davacı vekili için hesaplanan 2180 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak davacılara ödenmesine dair verilen karar, asıl dava davalılarından … tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece … tarafından yapılan temyizde, yatırılması gereken temyiz harcının eksik yatırılması nedeni ile çıkarılan muhtıranın tebliğ edildiği tebliğe rağmen verilen 1 haftalık kesin süre içinde eksik temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve davalı … tarafından bu kez Mahkemenin temyiz talebinin reddine dair verilen 12.09.2018 tarihli kararı süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, Mahkemece 26.11.2013 tarihli ve 2013/356 Esas, 2013/618 Karar sayılı kararın 6. maddesinde “Davacı vekili için hesaplanan 39.450 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak davacılara vekili için ödenmesine” dair kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarihli ve 2014/7154 Esas, 2016/1741 Karar sayılı ilamı ile “…Bozmaya konu karar yanlızca davalılar tarafından temyiz edildiği ve Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre vekalet ücreti yönünden davalılar yönünden kazanılmış hak oluşmuştur. Sonradan harcın tamamlanması bu kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaz. Dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir…”denilerek bozulmuş olduğu ve Mahkemece bozmaya uyularak hükmün 6 maddesinde “Davacı vekili için hesaplanan 2180 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak davacılara ödenmesine”karar verildiği; bu durumda davalı …’nın yatırdığı temyiz harcının doğru olduğundan temyizinin Mahkemece kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu sebeple, temyiz harcının eksik olmadığının kabulü ile Mahkemenin eksik temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair verilen 12.09.2018 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
Davalı …’nın hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul, Kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.