YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15979
KARAR NO : 2020/3669
KARAR TARİHİ : 18.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin tapuda hissedar oldukları dava konusu 281 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerine ait hisselerin davalılar tarafından haksız bir biçimde işgal edilerek kullanıldığını, davalılara taşınmazdaki bu haksız işgal suretiyle kullanıma son vermeleri hususunda Antalya 7. Noterliği’nden 29.01.2014 tarihli ve 2742 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen davalıların haksız işgallerini ve kullanımlarını sürdürdüklerini açıklayarak davalıların, anılan taşınmazda vekil edenlerine ait paylara vaki haksız el atmalarının önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davalıların 2012 yılından beri müvekkillerinin paylarını haksız biçimde kullanmaları nedeniyle 2012 yılından başlayarak her bir dönem sonundan itibaren işleyecek faiziyle birlikte 5.000,00 TL. ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar kendilerine usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemişler, duruşmalarda ise taşınmazda kiracı olduklarını, davacılardan …’ın babası ile vefatından önce yaptıklarını ileri sürdükleri adi yazılı kira sözleşmesini mahkemeye sunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Başlangıçta davanın açıldığı Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 2014/168 Esas, 2014/514 Karar sayılı dosyada Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Serik Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve usulüne uygun olarak süresinde dosyanın görevli Serik Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine dosya Serik Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilerek 2015/ 105 Esas numarasını almış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Serik Sulh Hukuk Mahkemesince, “…yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından hareketle; davalılar aleyhine açılan bu elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine dayalı dosya ile ilgili Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizde yapılan yargılama sırasında davalı tarafın iddia ettiği kira sözleşmesinin incelendiği, kira sözleşmesinde Antalya Aşağı Kocayatak Kozağacı’nda bulunan 8.000m²’lik yerin 15/09/2016 tarihine kadar 4.000,00 TL bedel karşılığında % 25 artışlı kiraya verildiği, kiraya verenin Bayram Çelik, kiralayanın … olduğunun görüldüğü, her ne kadar davacı tarafça elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş ise de, elatmanın önlenmesi davasının açılabilmesi için haksız bir işgalin bulunmasının gerektiği oysa burada kullanmayı haklı kılacak bir kira sözleşmesinin var olduğu, ayrıca ecrimisilin tanımını yapan Yargıtay 1. HD.’nin 2014/194 Esas sayılı ilamına göre ecrimisil “zilyet olmayan malikin malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat” olduğundan aralarındaki kira sözleşmesine dayalı olarak zilyet bulunan davalıların durumunun bu tanıma da uymadığı ve kira sözleşmesine dayanılarak açılan bir alacak davasının da olmadığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmazda mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Somut olayda, Mahkemece “… davacı tarafça elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş ise de, elatmanın önlenmesi davasının açılabilmesi için haksız bir işgalin bulunmasının gerektiği oysa burada kullanmayı haklı kılacak bir kira sözleşmesinin var olduğu, ayrıca Yargıtay 1. HD.’nin 2014/194 Esas sayılı ilamına göre ecrimisil “zilyet olmayan malikin malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat” olduğundan aralarındaki kira sözleşmesine dayalı olarak zilyet bulunan davalıların durumunun bu tanıma da uymadığı ve kira sözleşmesine dayanılarak açılan bir alacak davasının da olmadığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise gerekçede yapılan değerlendirmenin ve verilen hükmün isabetli olduğunu söyleme imkanı yoktur. Şöyle ki, eldeki dava, davalıların çekişme konusu taşınmazda davacılara ait payları fuzulen işgal ederek kullandıkları iddiasına dayalı olarak açıldığına, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunulduğuna göre anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle Serik Sulh Hukuk Mahkemesince açılan davanın mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası olup görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görev kurallarının kamu düzeninden olup re’sen göz önüne alınması gerektiği değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.