Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/16208 E. 2021/2029 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/16208
KARAR NO : 2021/2029
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; … Köyü 1827, 2002, 1411, 2272, 4113, 1100 ve 1103 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilleri ile davalının hissedar olduğunu, davalının müvekkillerinin tüm hisselerine müdahalede bulunduğunu, davalının uzun yıllar bu taşınmazları ekip biçtiğini, ortaklığın giderilmesi için Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/906 Esas, 2006/906 Esas sayılı dosyaları dava açıldığını açıklayarak, müvekkillerinin toplam hisselerine karşılık olarak 2006 ve 2007 yılı için 1000,00’er TL, 2008 ve 2009 yılı için 2000,00 ‘er TL, 2010 yılı için 2500,00 TL olmak üzere toplam 8.500,00 TL’nin yıl ve yıl yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıların dava konusu taşınmazlardaki paylarını kullanmalarını engellemediğini, müvekkilinin bahse konu taşınmazları işlemediğini, ancak köy halkından bazı kimseler boş duracağına ekelim dediklerinden dolayı taşınmazların ormanla kaplanmasını önlemek amacı ile müvekkilinin bu taşınmazları başkalarının ekip biçmelerine karşı çıkmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin temyizi sonucu Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/20358 Esas, 2015/312 Karar sayılı ilamı ile “Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mahkemece yapılan keşifler neticesinde alınan bilirkişi raporunda 1827 parsel sayılı taşınmazın uzun zamandır ekilmediği, 113 numaralı parselin 2-3 yıldır ekilmediği, 4 ve 2272 parsel sayılı taşınmazların da 5-6 yıldır ekilmediği bildirilmesine rağmen mahkemece anılan bu taşınmazların hangi tarihlerde davalının kullanımında olduğu hususunda hükme yeterli olacak şekilde araştırma ve inceleme yapılmamış,4 parsel sayılı taşınmaz davacılardan … ve … ile davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, diğer davacıların paydaş olmadıkları da gözardı edilmiştir. Keza mahkemece mahallinde iki sefer keşif yapılmış olup, hangi bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu da hükümde belirtilmemiştir. Hal böyle olunca, ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin tebliğ tarihinden sonra davalının dava konusu taşınmazları kullanıp kullanmadığının, kullandı ise hangi taşınmazı ne kadar süreyle kullandığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, 4 parsel sayılı taşınmazın evveliyat kayıtları getirtilerek ecrimisil istenilen dönem itibarıyla davacıların pay durumlarının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil talebine ilişkindir.
Somut olayda; tüm tanıklar duruşmada dinlenmiştir. Ecrimisil davalarında davanın niteliği gereği tanıklar taşınmaz başında dinlenmesi gerekmektedir. Ayrıca bozma öncesi dinlenen tanıklar davalının dava konusu taşınmazı kullandığını beyan ederken bozma sonrası dinlenen tanıklar ise davalının dava konusu taşınmazı kullanmadığını beyan etmişlerdir. Bozma öncesi alınan ziraat bilirkişi raporunda da “113 numaralı parselin 2-3 yıldır ekilmediği, 4 ve 2272 parsel sayılı taşınmazların da 5-6 yıldır ekilmediği belirtilmiştir.
Hal böyleyken; tekrar keşif yapılarak taşınmaz başında taraf tanıkları dinlenilerek dava konusu taşınmazların davalı tarafından ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin tebliğ tarihinden sonra kullanıp kullanmadığının, kullandı ise hangi taşınmazı ne kadar süreyle kullandığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davalının dava konusu taşınmazları kullanılıp kullanmadığı hususunda ki tanık beyanları arasında ki çelişkiler giderilip sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.