Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/16311 E. 2021/1867 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/16311
KARAR NO : 2021/1867
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili ile davalının … ili, … ilçesi 8605 ada, 10 parsel üzerindeki binada mülk sahibi olduklarını, davalının bina girişinin sol tarafında müşterek alanda kendine kaçak ve ruhsatsız garaj yaptırarak kullanmakta olduğunu belirterek, müdahalenin men’ini ve davalı tarafından yapılan garajın yıkılmasını istemiştir.
Davalı; davacının ve bina sakinlerinin hepsinin garajı yaptırdığından haberi olduğunu, kendilerinin de bu garajı zaman zaman kullandığını, garajın yapımından itibaren 10 yıldan fazla bir süre geçtiği halde şimdiye kadar hiç kimsenin itiraz etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, paylı mülkiyete konu taşınmazda fiili kullanım gereği davacı ve davalıların kullandığı binanın müdahale edildiği bildirilen ve davalı tarafça garaj olarak kullanılan kısmının fiilen davalı tarafından kullanılmasına ilişkin tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesinin ve özel parselasyon planının bulunmadığı, 634 sayılı KMK’nin 16. maddesi ve TMK’nin 693. maddeleri gereği, tapuda pay sahibi olan davacıların tapudaki payları oranında ortak alandan kaynaklanan yükümlülüklerinin ve haklarının mevcut olduğu, ortak alanların kullanım şeklinin tüm maliklerin oybirliği ile verecekleri kararla belirlenebileceği, davalının müdahalesinin haksız olduğu, belirtilerek davacının payı oranında müdahalenin menine ve dava konusu garajın yıkılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini isteyebilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre; payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda; 8605 ada 10 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, bilirkişi raporuna göre üzerinde mesken olarak kullanılan altı katlı bir bina bulunduğu, binada kat mülkiyeti olmadığı, davacı ve davalının dava konusu parselde paydaş ve üzerinde bulunan binada da mülk sahibi oldukları sabit olduğuna göre; az önce belirtmiş olduğumuz ilkeler çerçevesinde davacının kullandığı bir yer olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.