YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1851
KARAR NO : 2018/16054
KARAR TARİHİ : 20.09.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Teslim, …… ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne, …… davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.09.2018 … günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … bizzat ve vekili Avukat …… Özdemir geldi, karşı taraftan davacılar vekili Avukat …… Kara geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın 265/1024 hissesinin vekil edenlerinin murisi …… Kuşkonmaz adına kayıtlı iken, murisin müzayaka halinde bulunması nedeniyle davalı adına tescil edildiğini, vekil edenlerinin davalıya karşı gabin nedeniyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile vekil edenleri adına tesciline karar verilip, hükmün 16.4.2012 tarihinde kesinleştiğini, davalının kararın kesinleşmesine, taşınmazda hiçbir hakkı olmamasına rağmen taşınmazı işgal ettiğini açıklayarak, davalının taşınmaza haksız elatmasının önlenmesine, davalı tarafından inşa edilen yapılar ve benzeri unsurların kal’ine, ağaçların sökülmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.11.2008-11.11.2013 tarihleri arasındaki dönem için toplam 10.000 TL ecrimisilin her yıl dönem sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, harcını da yatırdığı 19.01.2015 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 23.419 TL’ye yükseltmiş, yargılama sırasında davacılar vekili …… talebinden vazgeçmiştir.
Davalı vekili; davacılar murisinin vekil edenine dava konusu taşınmazı satarak zilyetliğini devrettiğini, vekil edeninin kötüniyetli olmadığını, satın aldıktan sonra taşınmazda iyileştirmeler yaptığını, iyileştirmelerden doğan alacak ve giderler için alacak davası açtığını, ancak mahkemece tapunun halen müvekkili adına kayıtlı olması nedeniyle davanın reddedildiğini, tapu iptali ve tescil davası 16.4.2012 tarihinde kesinleşmesine rağmen davacıların kararın infazını talep etmediklerini, vekil edeninin TMK’nin 993. maddesi gereğince taşınmazda alıkoyma hakkının olduğunu, TMK’nin 994. maddesine göre ise faydalı ve zorunlu masrafları isteyebileceğini ve bu giderler ile satış bedeli üzerinden alıkoyma hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporu ile belirlenecek miktar ödenene kadar davalı lehine alıkoyma hakkı tanınması gerektiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ıslah ile artırılan miktar da gözetilerek kısmen kabulüne, 765 ada 7 parsel nolu taşınmaza vaki davalının müdahalesinin önlenmesine, …… talebinden vazgeçilmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise 4.800,00 TL ecrimisil bedelinin 14.11.2009, 4.872,60 TL ecrimisil bedelinin 14.11.2010, 5.270,76 TL ecrimisil bedelinin 14.11.2011, 5.991,12 TL ecrimisil bedelinin 14.11.2012, 6.207,12 TL ecrimisil bedelinin 14.11.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki yazılı hususlar dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 10.000,00 TL ecrimisil isteğinde bulunmuş, 19.01.2015 tarihli ıslah dilekçesinde ise isteğini 13.419,00 TL artırmış, toplam talebi 23.419,00 TL olmuştur. Mahkemece 27.141.60 TL toplam ecrimisile hükmedilerek talep aşılmıştır. Mahkemece taleple bağlılık kuralı, ıslah ile artırılan miktar ve davacıların tapudaki payları gözetilerek ecrimisil istemi yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacılar vekili 28.4.2015 tarihli yargılama oturumunda, imzalı beyanı ile tasdik ederek …… istemlerinden vazgeçtiklerini ifade etmiş olup, bu husus davanın takibinden vazgeçme olmayıp …… isteminden feragattir. O halde mahkemece …… talebi hakkında …… isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, reddi gereken …… istemi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
3. Yukarıda da açıklandığı gibi, davacılar vekili 28.4.2015 tarihli celsede …… talebinden vazgeçtiklerini bildirmiş ise de; bu husus davanın takibinden vazgeçme olmayıp …… isteminden feragat olup, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve …… birlikte talep edildiğinde Dairemiz uygulamasına göre kabul edilen taleplerin toplam değeri üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, somut olayda davacıların elatmanın önlenmesi isteği kabul edilmesine rağmen davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilirken, elatılan taşınmaz değerinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.
SONUÇ: Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 20.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.