Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/1861 E. 2018/16050 K. 20.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1861
KARAR NO : 2018/16050
KARAR TARİHİ : 20.09.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından duruşmasız olarak davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.09.2018 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan gelen olmadığından incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalıların karı koca olup vekil eden şirkete ait … ada … parsel 9 nolu bağımsız bölüm ile … ada … parsel sayılı taşınmazdaki A blok 5 nolu bağımsız bölümü haksız olarak işgal ettiklerini belirterek davalıların belirtilen bağımsız bölümlere elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin davaya konu mesken ve dükkanda davacının rızası ile oturduklarını, müvekkillerinin dava konusu taşınmazları tahliye ettiklerini ve davanın konusuz kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece “dava konusu taşınmazların dava açıldıktan sonra tahliye edildiğini belirterek davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesini müteakip davalıların davaya konu 5 nolu bağımsız bölümde oturmaya devam etmelerinin haklı bir nedene dayanmadığı, bu nedenle 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak davalılar aleyhine yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiği, davaya konu 9 nolu bağımsız bölümün ise davacı tarafın muvafakatiyle kullanılmaya devam edildiği ve bu bölüme ilişkin olarak da davalılar aleyhine yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesine “dair verilen karar, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre dava tarihi itibariyle davalının dava konusu 5 ve 9 numaralı bağımsız bölümlere müdahalesi olduğu iddia edilmekle birlikte davalının cevap dilekçesi içeriğinden anlaşılmak üzere ön inceleme duruşması öncesi müdahaleye son verilmesi sebebiyle yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğuna göre, keşifte belirlenen değeri üzerinden harcı da tamamlanan toplam 260.000,00 TL üzerinden A.A.Ü.T.’nin 6. maddesi gözetilmek suretiyle davacı yararına 10.775,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacıya eksik vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, İkinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5 nolu bendinden “…7200 TL …,” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “…10.775,00 TL …,” rakamının yazılarak hükmün davacı yararına düzeltilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 6100 sayılı HMK’nin geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 20.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.