Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/1898 E. 2020/4972 K. 08.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1898
KARAR NO : 2020/4972
KARAR TARİHİ : 08.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : …
DAVA TÜRÜ :Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenleri ile davalının kardeş olduğunu, tarafların ortak murisleri olan babaları ve annelerinden taraflara bir kısım taşınmazların intikal ettiğini, 18.11.2010 tarihinde yaptıkları anlaşma ile davalının 118 ada 72 parsel, 114 ada 424 parsel, 107 ada 9 parsel, 118 ada 125 parsel, 114 ada 360 parsel, 114 ada 144 parsel, 110 ada 23 parsel ve 136 ada 75 parseldeki hisselerini vekil edenleri ile dava dışı kardeş …’a devretmeyi kabul ettiğini, davalının sözleşme ile kabul ettiği edimini bu güne kadar yerine getirmediğini, dava konusu taşınmazlarda davalının hiçbir hissesi ve hakkı kalmadığını ileri sürerek bahsi geçen taşınmazlardaki davalı hisselerinin vekil edenleri ve dava dışı kardeşleri … adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar keşif sırasında alınan beyanlarında; 114 ada 144 parsel sayılı taşınmaza ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı vekili, davacıların taşınmaz ile ilgili olarak kendi hisseleri ile ilgili dava açabileceklerini, davacı olmayan kardeşleri … adına iptal ve tescil istemelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların ibraz ettikleri 18.11.2010 tarihli tutanağın bir taksim sözleşmesi olmadığını, davacıların önceden hazırladıkları belgeyi imzalaması için ısrarlı ve baskıcı bir tutum ile ne olduğunu tam olarak anlayamadan imzaladığını, imzasını geri çektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk hükümle, davanın kısmen kabulüne, 107 ada 9 parsel, 110 ada 23 parsel, 114 ada 360 parsel, 114 ada 424 parsel, 118 ada 72 parsel, 118 ada 125 parsel, 136 ada 75 nolu taşınmazın davacılar ve davalıların murisi … adına olan tapu kaydının iptali ile, iptal edilen bu taşınmazların ¾ payının eşit hisseler ile davacılar Halil kızları …, … ve … adına tapu siciline kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazlarda geriye kalan kısımların tespit gibi tesciline, 136 ada 75 nolu taşınmazda davacılar ve davalıların murisi olan …’nin payına isabet eden payın tapu kaydının iptali ile, iptal edilen bu payında ¾ payının eşit hisseler ile davacılar Halil kızları …, … ve … adına tapu kayıt ve tesciline, dava konusu payda geriye kalan kısmın tespit gibi tesciline, dava konusu taşınmazlardan 114 ada 144 nolu taşınmaz açısından vaki vazgeçme nedeni ile reddine karar verilmiş hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Dairemizin 08.05.2017 tarihli ve 2015/533 Esas, 2017/6568 Karar sayılı ilamı ile “…. Mahkemece talebin kısmen kabulüne denildikten sonra ¾ hissesinin eşit hisseler ile davacılar Afife, Songül ve Ayşe adlarına tesciline, geriye kalan ¼ payın tespit gibi tesciline karar verildiği görülmüştür. Mahkemece dava konusu sözleşmeye değer verilip hüküm kurulduğuna göre; dava konusu taşınmazlarda iptal edilen kısımlar dışında kalan payın davalı …’nin miras payı ile davalı …’in sözleşme gereğince dahili davalı …’ye devrettiği miras payı olduğu, davacıların iptal edilen pay dışında kalan hissede miras payı bulunmadığı hususları gözetilmeden geriye kalan payın muris adına tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde bozmaya uyma kararı verilerek, bu defa, 107 ada 9 parsel, 110 ada 23 parsel, 114 ada 360 ve 424 parsel, 118 ada 125 parsel sayılı taşınmazların muris … adına olan tapu kaydının iptaliyle, 1/4’er paylar ile davacılar …, …, … ve Dahili davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 118 ada 72 parsel sayılı taşınmazda muris … adına olan 4/8 payın tapu kaydının iptaliyle, 1/8’er payın davacılar …, …, … ve dahili davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 136 ada 75 parsel sayılı taşınmazda muris … adına olan 4/24 payın tapu kaydının iptaliyle, 1/24’er payın davacılar …, …, … ve dahili davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 114 ada 144 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu, 107 ada 9 parsel, 110 ada 23 parsel, 114 ada 360 parsel, 114 ada 24 parsel ve 181 ada 125 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi … adına, 136 ada 75 parsel sayılı taşınmazın elbirliği halinde tarafların murisi … ile davacılar Şengül, Ayşe, Afife, davalı … ve dahili davalı … adlarına, 118 ada 72 parsel sayılı taşınmazın ½ payının muris … adına 27.08.2004 tarihli kadastro işlemi ile tapuya tescil edildiği, muris …’nin 29.08.2008 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları olarak davacılar Şengül, Ayşe, Afife, davalı … ve dahili davalı …’nin kaldığı, davacılar tarafından dosyaya sunulan 18.11.2010 tarihli “Miras Bölme İlan Tutanağı” başlıklı adi yazılı belge ile davalı …’in dava konusu taşınmazları davacılar Ayşe, Afife, Şengül ve dahili davalı …’ye devrettiği, belgenin tüm mirasçılar tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece, her ne kadar bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, Mahkemece temyize konu hükümde, sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazlarda muris … adına olan payların iptali ile davacılar ve dahili davalı … adına tesciline karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, dahili davalı olarak yargılamada yer alan Edibe’nin usulüne uygun açılmış bir davası bulunmadığından kalan payın Edibe adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, muris adına kayıtlı taşınmazlarda davalı …’in miras hissesini sözleşme ile devrettiği ancak yanlızca davacılar tarafından dava açıldığı gözetilerek, tapu kayıtlarında dahili davalı …’ye muristen intikal eden hisse korunmak suretiyle, davalı …’in muristen intikal eden miras hissesinin davacıların payına düşen oranda iptaline, kalan kısmın davalı … üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.