YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2110
KARAR NO : 2018/16829
KARAR TARİHİ : 04.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/10/2018 … günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan davacı vekili Avukat …… Günışığı geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıların karı …… olup vekil edeni şirkete ait …… numara: 43, kat 2 deki bağımsız bölümü son 5 yıldır hukuka aykırı olarak işgal ettiklerini,yapılan uyarılara rağmen işgalin sona erdirilmediğini belirterek belirsiz alacak olarak açtıkları davada 2007-2011 tarihleri için her yıl 1200 TL olmak üzere toplam 6000 TL tazminatın ait olduğu yılın son iş gününden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,davalıların müdahalesinin menini ve tahliyelerini talep etmiş, 10.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil talebini 242.988 ,00 TL ye artırmıştır.
Davalılar vekili;müvekkillerinden …’ın davacı şirketin %33 ortağı olduğunu,davalı …’ın ise ……’in eşi olduğunu,dava konusu taşınmazın şirketin ortak tesisi haline gelip şirket hissedarlarının sırayla yararlandıklarını,müvekkili ……’in şirket mallarının bütünü ya da bir bölümü üzerinde payı bakımından malik hak ve yükümlülükleri olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davanın kabulü ile;242.988,00TL alacağın dönem sonu itibari ile yasal faizleri ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,Davacının men’i müdahale talebinin kabulü ile, davalıların davacıya ait , dava konusu ……… /… adresinde bulunan taşınmaza yaptıkları Müdahalenin Men’ine, taşınmazdan tahliyelerine, ” karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıda yazılı hususlar dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
HMK’nin 297/2. maddesi (HUMK’un 389. maddesi) gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
O halde, talep de gözetilerek, hangi dönem için kaç lira ecrimisilin tahsili gerektiğinin ve buna göre faizin başlama tarihinin hükümde açıkça belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.